YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9876
KARAR NO : 2022/19357
KARAR TARİHİ : 22.11.2022
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme
…
…
…
1) Sanık müdafii 22.06.2016 tarihli mazeret dilekçesi verdiği halde söz konusu mazeret dilekçesi okunmadan ve bu taleple ilgili olarak olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden yokluğunda mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2) Sanık hakkında “2012 ve 2013 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme” suçundan açılan kamu davasında; sanığın, faaliyetinin gerçek olduğunu, sahte fatura düzenlemediğini savunması, vergi tekniği raporunda, sanığın anılan yıllarda sahte fatura ticareti yapmak maksadıyla faaliyet gösterdiğinin belirtilmesine rağmen 2013 takvim yılına ilişkin düzenlediği iddia edilen faturalara ilişkin herhangi bir veriye yer verilmediğinin anlaşılması karşında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; 2013 takvim yılında düzenlediği iddia edilen suça konu fatura asıllarının, bu faturaları kullanan mükelleflerden veya bu mükelleflerin ve sanığın bağlı bulunduğu vergi dairesinden sorulmak suretiyle, getirtilip dosya içine konulması, bu yıla ilişkin faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden sorularak, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi, aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığını araştırılması; dava açılmış ise, dosyalarının getirtilerek incelenmesi ve bu davayla ilgili belgelerin onaylı örneklerinin çıkartılarak dosya içine konulması, faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin, CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile 2013 takvim yılı yönünden beraatine hükmedilmesi,
3) Hükümlerden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.