Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2008/14570 E. 2008/16023 K. 06.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/14570
KARAR NO : 2008/16023
KARAR TARİHİ : 06.10.2008

MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, tarafların 2004 yılında boşandıkları, müşterek iki çocuğun velayetinin davacıya verildiği, aradan geçen süre içerisinde davacının işini kaybettiği, davalının ise sigortalı olarak çalıştığı ve yoksulluğunun ortadan kalktığı ileri sürülerek daha önce hükmedilen yoksulluk nafakasının kaldırılması istenilmiştir.
Mahkemece davalının boşandıktan sonra çalışmaya başladığı ve düzenli gelir elde ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Medeni Kanununun 176.maddesi uyarınca, irat biçiminde ödenmesine karar verilen, nafaka, yoksulluğun ortadan kalkması halinde mahkeme kararıyla kaldırılır. Yine tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına da karar verilebilir.
Somut olayda davalı kadının boşandıktan sonra sigortalı olarak çalıştığı sabit ise de; Hukuk Genel Kurulunun yerleşik kararlarında asgari ücret seviyesinde gelire sahip olunması yoksulluk nafakası bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu olarak kabul edilmediği gibi, yoksulluğu ortadan kaldıran bir durum olarak da değerlendirilmemektedir. Davalı kadının mevcut ekonomik durumu onu yoksulluktan kurtaracak düzeyde değildir. Ancak, çalışıp gelir elde ediyor olması nedeniyle mali durumunun değiştiği, bunun da nafakanın miktarını tayinde etken olduğu gözetilerek nafakada uygun bir miktarda indirime karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın tümden kabulü doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.10.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.