YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1463
KARAR NO : 2006/2857
KARAR TARİHİ : 13.03.2006
MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 1.6.2005 gününde verilen dilekçe ile yola tecavüzün meni istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24.11.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, davacıya ait 1906 ada 4 parsele ve yola elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece yola elatmanın önlenmesine karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.Keşif sonucu fen bilirkişisi . tarafından çizilen 3.10.2005 tarihli kroki ve raporda, davacıya ait 4 parselin kuzeyinde ve doğusunda kalan imar yollarının zeminde belediyece açılmadığı, fiili zeminde olmadığı tespit edilmiştir. Mahkemece davacı taşınmazının doğusunda bulunan 12 metre genişliğindeki yola elatmanın önlenmesine karar verilmiştir. Bilirkişi raporunda ve hüküm fıkrasında imar haritasından söz edilmesine rağmen dosyada imar ile ilgili belgeler ve harita bulunmamaktadır. Sadece 14.9.2005 tarihli ve onaylı kadastro haritasında dava konusu parselin doğusu yol olarak görülmektedir.
İmar çalışmaları ile ilgili hiçbir delil toplanmadan, kesinleşip kesinleşmediği anlaşılmayan, uygulamaya geçmemiş, yola ne şekilde hangi bölümüne ve ne miktarda tecavüz edildiği tesbit edilmeden istemin hüküm altına alınması doğru değildir.Mahkemece yapılması gereken …; Belediyeden bölgeye ait imarla ilgili belge, plan ve haritalar getirtilerek kesinleşmiş imar planının olup olmadığı tespit edilmeli, varsa taşınmazın bulunduğu bölgede uygulamalı imar planı çalışmalarının yapılıp yapılmadığı merciinden sorulmalı, böyle bir çalışmanın başlatılmış olduğunun bildirilmesi halinde uygulamalı imar sonucunun bekletici mesele sayılması, aksi halde kadastro paftasına göre mahallinde uygulamalı keşif yapılarak, fen bilirkişisinden infaza elverişli rapor alınıp, HUMK.nun 388 ve 389. maddelerine uygun hüküm kurulması gerekir.Karar açıklanan tüm bu nedenlerle bozulmalıdır.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 13.3.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.