Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/4669 E. 2006/5933 K. 25.05.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4669
KARAR NO : 2006/5933
KARAR TARİHİ : 25.05.2006

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 31.1.2005 gününde verilen dilekçe ile mecra irtifakı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25.12.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanunun 744 (önceki Medeni Kanun’un 668.) inci maddesi uyarınca mecra irtifakı kurulması isteğine ilişkindir. Anılan madde uyarınca ‘Her taşınmaz maliki zararın tamamının önceden ödenmesi koşuluyla su yolu, kurutma kanalı gaz ve benzerlerine ait boruların, elektrik hat ve kablolarının, başka yerden geçirilmeleri olanaksız veya aşırı ölçüde masraflı olduğu takdirde, kendi arazisinin altından veya üstünden geçirilmesine katlanmakla yükümlüdür.
Mecra irtifakı kurulması isteğine ilişkin davalarda, istemin özelliği gereği en uygun yerin aranması ilkesinin geçerli olması ve bu davaların bir irtifak hakkı olmakla birlikte özünü komşuluk hukuku ilkelerinden alması nedeniyle;
Öncelikle davacının mecra ihtiyacının bulunup bulunmadığı saptanmalıdır. İhtiyacın saptanması halinde de, çevre taşınmazların tamamının üzerinde irtifak hakkı kurmaya elverişli olup olmadığı incelenip, hukukun genel bir ilkesi olan fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi uyarınca taraf yararları da gözetilerek, en az masrafı gerektiren ve bundan da en az zarar görecek kişi taşınmazı üzerinden mecra irtifakının bağlanacağı su, elektrik, gaz ve benzerine ait yol ya da kaynak ile yararına mecra hakkı kurulan taşınmaz arasında kesintisiz bağlantı sağlayacak şekilde kurulmalıdır. Ayrıca mecranın niteliği nasıl ve hangi araçlarla geçirileceği, ayrıca belirlenerek kararda gösterilmelidir.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Davacı, 1401 ve 1402 parsel sayılı taşınmazlarının su ihtiyacının karşılanması için 1404, 1405, 1406 ve 1409 parsel sayılı taşınmazlar üzerinden yararına mecra irtifakı kurulması isteminde bulunmuştur. Mahkemece 1405, 5143, 1409 parsel sayılı taşınmazlar üzerinden davacı taşınmazları yararına irtifak hakkı tesisine karar verilmiş, hükmü 1405 parsel sayılı taşınmaz maliki Hazine temyiz etmiştir.
Az yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca mecra hakkı kurulması için öncelikle taşınmazın ihtiyacının bulunup bulunmadığının saptanması zorunludur. Bu ihtiyacın sabit olması halinde ise mecranın geçeceği taşınmazlar belirlenirken niteliklerinin nazara alınması, niteliği gereği mecra geçirilmesine engel bir durumun bulunmamasına dikkat edilmelidir. Mahkemece üzerinden mecra geçirilen 1405 parsel sayılı taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuda kayıtlı olduğu hususu gözetilmemiştir. Kamu malı niteliğindeki ormandan mecra irtifakı kurulması bu taşınmazların kullanım amaçları ile bağdaşmayacağından karar bozulmalıdır.
Kabule göre de;
405 parsel sayılı taşınmaz malikini davaya sonradan harçsız dilekçe ile dahil edilmesinin o na davalı sıfatı kazandırmayacağı,
Zeminde mevcut beton su arkından davacının yararlanmasının olanaklı olup olmadığı ve bu bağlamda da su ihtiyacının bulunup bulunmadığının üzerinde durulmaması,
Mecra irtifakının bağlandığı su kaynağının neresi olduğunun belirlenmemesi,
Mecra irtifakı güzergahının taşınmazların kullanım bütünlüğünü bozacak şekilde belirlenmesi,
Mecra irtifakının kesintisiz sağlanması ilkesi gereği davacı taşınmazları arasındaki bağlantının da sağlanmaması hususları ayrıca doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 25.5.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.