Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/189 E. 2006/2372 K. 03.03.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/189
KARAR NO : 2006/2372
KARAR TARİHİ : 03.03.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.12.1997 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve mera olarak sınırlandırma istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 9.6.2004 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 1973 yılında 73 numaralı Toprak Tevzi komisyonunca çalışmalar yapıldığını, bu çalışmalar sırasında çekişmeli taşınmazın mera olarak belirtilen alanda kaldığını, kaydının iptali ile mera olarak sınırlandırılmasını istemiştir.
Mahkemece açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm Hazinenin temyizi üzerine Dairemizce ilamda yazılan nedenlerle bozulmuştur. Bozmadan sonra yapılan inceleme sonucu dava yine reddedilmiş ise de, mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli bulunmamaktadır.
Gerçekten meralar devletin hüküm ve tasarrufu altında bulanan yerlerden olup, amacı dışında bir başka maksatla kullanılamayacağından özel mülkiyete geçirilemez.
Tüm dosya kapsamı ile dava konusu taşınmazların bulunduğu … ve … köylerinde 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu uyarınca toprak tevzi çalışmaları yapıldığı sabittir. Her ne kadar bozmadan sonra Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünce 73 numaralı Toprak Komisyonunun yaptığı çalışma sonuçlarının kesinleşmediği bildirilmişse de, 1973 yılındaki çalışma sonuçlarının 2003 yılına dek bekletilmesi olağan değildir. Bu husustaki Köy Hizmetleri İl Müdürlüğünün soyut yanıtı ile yetinilmemeli, çalışma sonuçlarının hangi aşamada kaldığı ve niçin kesinleştirilmediği ayrıntılı olarak sorulup saptanmalıdır. Yeniden yapılacak soruşturmada çalışmaların kesinleştiği anlaşılırsa 4753 sayılı Yasaya göre yapılan çalışmalar Valilik onayı ile hüküm ve sonuç doğuracağından davanın bu çalışmaların sonucuna bağlı olarak karara bağlanması gerekir. Bir an için 4753 sayılı Yasaya göre yapılan tevzi çalışmalarının kesinleşmediği kabul edilse de orta yerde dava konusu taşınmazın mera olduğu iddiası bulunduğundan yine de yapılan çalışmalardan delil olarak yararlanmalı, yok sayılmamalıdır.
Mahkemece yapılması gereken iş üzerinde durularak her dosya için ayrı ayrı dava konusu taşınmazın bulunduğu yeri ve mera ile ilişkisini gösterir tevzi haritaları ile mutlaka belirtmelik tutanaklarını getirtmek, mevcut haritaları kadastro paftası ölçeğine uyarlayarak taşınmazın Toprak Tevzi Haritasındaki durumunu belirlemek, bunu fen bilirkişisinin çizeceği krokiye işaretletmek, kısmen veya tamamen mera olarak belirlenen parseller içinde kalıp kalmadığını saptamak, mera belirtmeliğinde yazılanlara göre mevcut bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemek ve bundan sonra sonucuna uygun hüküm kurmak olmalıdır. Uyulduğu halde bozma ilamı gereği tümü ile yerine getirilmeden davanın yazılı bazı gerekçelerle reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 3.3.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.