YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1885
KARAR NO : 2022/10197
KARAR TARİHİ : 13.12.2022
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Sayısallaştırma İşlemine İtiraz
İLK DERECE MAHKEMESİ : Beyşehir Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusu esastan reddedilmiş olup, bu kez de davacı … vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Konya İli …., İlçesi …., Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kanun’un Ek-1.maddesi uyarınca yapılan sayısallaştırma işlemi sırasında, tapuda davacı … adına kayıtlı bulunan eski 160 parsel sayılı 11.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 190 ada 94 parsel numarasıyla ve 9.110,24 metrekare yüzölçümlü olarak ve davalı … ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 144 parsel sayılı 10.200,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, yeni 190 ada 96 parsel numarasıyla ve 12.005,37 yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
Davacı …, sayısallaştırma işlemi sırasında kendisine ait taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini ve söz konusu eksikliğin davalılara ait taşınmazdan kaynaklandığını ileri sürerek, eski hale getirilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine, çekişmeli 190 ada 94 (eski 160) ve 190 ada 96 (eski 144) parsel sayılı taşınmazların sayısallaştırma raporu ve ekleri gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hükmün davacı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, sayısallaştırma işleminin yönetmelik hükümlerine uygun yapıldığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Şöyle ki; dava konusu taşınmazlara ait tesis kadastrosu sırasında düzenlenen pafta haritası, ölçü krokisi, hesap cetveli, ölçü cetveli, tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğrafları, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğrafları dosya arasına getirtilmemiş; diğer taraftan dosya arasında bulunan ve hükme esas alınan fen bilirkişi raporu, çekişmeli taşınmazların yüz ölçümündeki değişikliğin neden kaynaklandığı, sınırlarında değişiklik meydana gelip gelmediği, gelmiş ise sınırlandırma ve sayısallaştırma hatasından mı kaynaklandığı, teknolojik yöntem farklılıklarının neler olduğu ve hatanın nereden kaynaklandığı belirlenmeden sonuç olarak çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 2020 yılında yapılan sayısallaştırma çalışmasının, 3402 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesine ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığı irdelenmeden, ayrıntılı ve gerekçeli bir şekilde hazırlanmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşabilmek için Mahkemece, öncelikle ilk tesis kadastrosuna ait ölçü krokisi ve hesap çizelgesi, denetime veri teşkil edecek ortofoto, ilk tesis kadastrosunun yapıldığı tarihlere en yakın tarihlerde çekilmiş hava fotoğrafları, uydu fotoğrafları ve tesis kadastrosu paftası celp edilmek suretiyle dosya keşfe hazır hale getirildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile harita mühendisi sıfatına sahip üç kişilik bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve yapılacak bu keşifte, yerel bilirkişi ve tanıklardan, çekişmeli taşınmazların doğal ya da yapay sınırlarının bulunup bulunmadığı, taşınmazların tesis kadastrosundaki sınırlarının neresi olduğu, bu sınırlarda zaman içerisinde herhangi bir değişiklik olup olmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı; göstermeleri halinde söz konusu sınırlar teknik bilirkişilere harita üzerinde işaretlettirilmeli; teknik bilirkişilerinden, sayısallaştırma işlemine esas teşkil eden bilgi ve belgeler, otrofoto, hava fotoğrafları, uydu fotoğrafları ve memleket haritaları ile bilirkişi ve tanık anlatımlarından yararlanarak sayısallaştırma işleminin denetlemesi istenmelidir. Alınacak teknik bilirkişi raporunda, ilk tesis kadastrosunun hangi yöntem ve tekniklerle yapıldığı, uygulanan yöntemlerin hata paylarının ne olduğu, üretilen haritaların yüz ölçümleri ya da sınırları itibariyle zeminle uyumsuz bulunması halinde farklılığın nereden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı, sayısallaştırma işlemi sonucu tespit edilen yeni sınırların yönetmelik hükümlerine uygun olarak tespit edilip edilmediği, sayısallaştırma işlemi sırasında hata yapılmış ise doğru sınır ve haritanın nasıl olması gerektiği, yine ilk tesis kadastrosuna esas alınan teknik bilgi ve belgelerde hata bulunup bulunmadığı gibi hususlar bilimsel yöntemlerle ve denetime elverişli olacak şekilde açıklanmalı, teknik ve bilimsel verilere dayalı ayrıntılara yer verilmelidir. Ayrıca teknik bilirkişilerden, çekişmeli taşınmazları, komşu parselleri ile birlikte konumunu gösterecek şekilde ilk tesis ve sayısallaştırma işlemi sonucu oluşan haritaların hava fotoğrafı, uydu fotoğrafı ve ortofoto üzerinde çakıştıran denetime elverişli harita düzenlenmesi istenmelidir.
Yukarıda belirtildiği şekilde yöntemince yapılan araştırma ve inceleme sonucunda uyuşmazlığın, sayısallaştırma kadastrosundan kaynaklanmadığının anlaşılması halinde, mülkiyet uyuşmazlıklarının sayısallaştırma kadastrosuna ilişkin davalarda tartışma konusu yapılamayacağı göz önüne alınarak, davacının mülkiyete yönelik talebi değerlendirilmek üzere görevsizlik kararı verilmesi gerektiği düşünülmelidir.
Mahkemece, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı … vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 373/1 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının HMK’nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 13.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.