Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/12678 E. 2007/13729 K. 09.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/12678
KARAR NO : 2007/13729
KARAR TARİHİ : 09.11.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu kaydında isim düzeltilmesi davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 25.6.2007 gün ve 2007/7042-8144 sayılı ilamiyle temyiz isteminin reddine karar verilmişti. Süresi içinde davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Tapu isim düzeltme davasında verilen hükmün davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce;
“Yerel mahkeme kararı hükmü temyiz eden davalı idare vekiline 18.4.2007 tarihinde tebliğ edilmiş olup hüküm 4.5.2007 tarihinde temyiz edilmiştir.
HUMK.nun 432.maddesinde yer alan 15 günlük temyiz süresinin 8.1.1943 tarih ve 4353 sayılı Kanuna tabi kamu kuruluşları hakkında 30 gün olduğuna dair düzenleme Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş ve bu iptal hükmü 21.4.2006 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanmıştır. Hal böyle olunca Tapuda isim tashihi davasının kabulüne dair verilen hüküm için 15 günlük yasal süre içerisinde temyiz yoluna başvurulması gerekir. Yukarıda da belirtildiği gibi davalı idare vekili hükmün tebliğinden itibaren 15 günlük süre geçirildikten sonra 4.5.2007 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğundan HUMK.nun 432/4 maddesi ve 1.6.1990 tarih 3/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince süresi geçirilen temyiz isteminin reddi gerekmiştir.” gerekçeleri ile temyiz isteminin reddine dair verilen karara karşı bu kez davalı vekili kendilerine kapıdan kapıya teslim şeklinde 1.5.2007 tarihinde yapılan tebligat üzerine temyiz isteminde bulunduklarını, temyiz başvurularının süresinde olduğunu belirterek karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Gerçekten de, davalı yana 18.4.2007 ve 1.5.2007 tarihlerinde iki kez gerekçeli karar tebliğ edilmiştir. 18.4.2007 tarihli tebligat Tebligat Kanunları hükümlerine uygun olarak yapılmıştır. Gerekçeli kararın usulünce tebliğinden itibaren temyiz süresinin başlayacağı kuşkusuzdur. Kararın ikinci kez tebliğ edilmiş olması usulünce yapılan ilk tebligatın hüküm ve sonuçlarını ortadan kaldırmayacağından davalının karar düzeltme istemi yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, H.U.M.K.’nun 440. maddesinde öngörülen hususlardan hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin REDDİNE, aynı Yasanın 442/son ve 4421 sayılı Kanunun 2 ve 4/b-1 maddeleri delaleti ile takdiren, 160 YTL para cezasının düzeltme isteyenden tahsiline, Harçlar Kanunun 13/J maddesi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 9.11.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.