YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7877
KARAR NO : 2022/8517
KARAR TARİHİ : 26.12.2022
MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
İLK DERECE MAHKEMESİ : POLATLI 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazların müvekkiline ait tapu kayıtlarının sınırları içerisinde olduğunu, bir kısım taşınmazların davalı Hazine tarafından 3. kişilere devredildiğini belirterek, Ankara ili …. ilçesi …. köyünde bulunan Hazine adına kayıtlı 745, 746, 747, 748, 749, 751 ve 798 parsel sayılı taşınmazlar ile aynı pafta içerisinde bulunan Hazine adına kayıtlı diğer parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tescilini, …. köyünde bulunan kadastro tespiti sırasında tapulama harici bırakılarak …. Komisyonu tarafından mera, harman yeri, otlak ve kamu ortak malı olarak mera siciline ve ilgili sicile kaydedilerek köy tüzel kişiliğine (köy tüzel kişiliklerinin kaldırılması sebebiyle Polatlı Belediye Başkanlığına) tahsisli taşınmazlara ilişkin sicillerin iptali ile müvekkili adına tescilini, ayrıca 2469, 2470 ve 2471 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında dava konusu 459 sayılı parselin değil, asıl dava edilen parselin 799 sayılı parsel olduğunu bildirmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddini savunmuştur.
2. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; çekişmeli taşınmazlar hakkında kesin hüküm bulunduğunu, ayrıca hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Polatlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19/11/2019 tarihli ve 2016/290 E. 2019/358 K. sayılı kararıyla; çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin kesinleşme tarihi ile dava tarihi arasında 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
Polatlı 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen karara karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2.İstinaf Nedenleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki taleplerini tekrar ile çekişmeli bölümlerin müvekkiline ait tapu kayıt sınırları içerisinde kaldığını belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 03/03/2021 tarihli ve 2020/809 E. 2021/299 K. sayılı kararıyla; davanın niteliğine göre 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3.maddesinde öngörülen hak düşürücü süreye tabii olduğu, çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerinin 1952 ve 1968 yıllarında ayrı ayrı kesinleştikleri, davanın ise 24/06/2016 tarihinde açıldığı, davanın açılış tarihi ile kadastro tespitinin kesinleştiği tarih arasında 10 yıldan fazla süre geçtiği, hak düşürücü sürenin, hakim tarafından re’sen dikkate alınması gereken dava şartlarından olduğu anlaşılmakla, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3 maddesi “Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz. ” hükmünü içermektedir.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinin yerinde bulunmasına göre, (IV.3) numaralı bentte yer verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmamaktadır.
VI. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 370. maddesi gereğince ONANMASINA, aşağıda dökümü yapılan 21,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 26/12/2022 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.