YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3603
KARAR NO : 2022/7584
KARAR TARİHİ : 31.10.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14.HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 07.11.2018 tarih ve 2014/1770 E- 2018/961 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nce verilen 25.02.2021 tarih ve 2019/556 E- 2021/228 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davacının ortağı olduğu dava dışı Yedaş Altyapı Mühendislik İnş. ve Yatırım Ltd. Şti. lehine davalı banka adına taşınmazının 09.02.1989 tarihinde ihracata hazırlık kredisi için ipotek edildiğini, kullanılan kredi borcunun ödenmesine rağmen davalı bankanın muhtelif ihtarnamelere rağmen taşınmaz üzerindeki ipoteği kaldırmadığını, dava dışı T. Halk Bankası A.Ş.’nin davacının %20 ortağı olduğu diğer davalı Uluçınar Yapı Malzemeleri A.Ş.’nin bir ihracat kredisini kabul ederek davalı Uluçınar A.Ş.’den ipotek talep ettiğini, ancak davacıya ait taşınmaz üzerinde davalı bankanın ipoteği bulunduğundan birinci derecede dava dışı banka lehine ipotek tesis edilemediğini, davacı ve davalı Uluçınar… A.Ş.’nin söz konusu taşınmaz dışında ipoteğe elverişli başka taşınmazı bulunmadığından ipotek verilemediğini ve söz konusu kredinin dava dışı bankadan alınarak ihracatın gerçekleştirilemediği, müvekkilinin davalı Uluçınar…A.Ş.’nin %20 ortağı olduğundan ve ihracata konu anlaşmanın yürürlüğe girmesini teminat mektubu sağladığından payı oranında bonus alma hakkını alamadığından zarara uğradığını, müvekkili ile şirket arasındaki sözleşmeye göre müvekkilinin aracı olduğu sözleşmeden pay alacağını, davalı bankanın ipoteği kaldırmaması nedeniyle müvekkilinin aracı olduğu ihracat sözleşmesinin ifa edilemediğini, davalı şirketin davalı banka nezdinde işleri yeterli derecede takip etmemesi nedeniyle bir miktar zararın şirketten istenildiğini ileri sürerek, davalı bankadan şimdilik 15.000,00 USD, diğer davalıdan 5.000,00 USD’nin tahsiline ve davacı zararının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı …Ş. vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, banka kayıtlarına göre bankanın alacağının devam etmesi nedeniyle ipoteğin fek edilmediğini, davacının zararıyla eylem arasında uygun illiyet bağı bulunduğunu kanıtlaması gerektiğini, bir çok banka bulunmasına rağmen tek bankaya müracaat edilmesinin manidar olduğunu savunarak davanın reddi istemiştir.
Davalı Uluçınar Yapı Malz. Ltd. Şti. temsilcisi; davacı ile aralarında bir bonus anlaşması olduğunu ve anlaşmanın ortaklar kurulu kararı ile yürürlüğe konduğunu, Irak’ta mukim Al Shawahiq Steel Co firması ile akdedilen sözleşme gereğini kabul ettiğini, şirketin sorumluğu noktasında davalı banka nezdinde üzerine düşen girişimlerde bulunarak dava açıldığını, davacının zararının oluşmasına sadece davalı bankanın sebebiyet verdiğini, şirketin bu konuda kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; 25/06/2008 tarihinde Halk Bankası Gebze Şubesi’nden davalı Uluçınar Şirketi’ne yönelik gönderilen talebin neye ilişkin olduğu evrak içeriğinden anlaşılamadığı, dava dışı Halk Bankası tarafından, davacı adına kayıtlı olup davaya konu olan taşınmazın 1. derece ve serbest dereceden ipotek verilmesi ve takriben 4 milyon USD tutarındaki akreditifin bankalarına açılması şartıyla davalı Uluçınar Şirketi’nin teminat mektubu verilmesi taleplerinin değerlendirilebileceğinin bildirildiği, dava dışı bankanın teminat mektubunu ipotek tesisi halinde mutlaka tesis edeceği anlamının çıkarılmasının mümkün olmadığı, davacının, dava dışı Halk Bankası’ndan teminat mektubu temininin kâti suretle sağlanacağı ispat edemediği gibi zarara dayanak ortaklar kurulu kararında % 20 bonus alacağının oluşacak kâra bağlı, şartlı olarak öngörüldüğünden iddia edilen kârın da ispat edilemediği kanaatiyle subut bulunmayan davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda; meydana gelen zarar ile davalı eylemleri arasında illiyet bağı bulunmadığı, uygun illiyet bağı bulunduğu kabul edilse dahi kanıtlanmış her hangi bir zararın bulunmadığı mütalaa edildiği, zararın hesaplanması için alınan raporda ise, sözleşme üzerinden şirketin elde edeceği brüt kârdan davacıya 175.950,00 USD kâr isabet edeceği belirtildiği, davacı tarafından dosyaya sunulan uzman görüşünün gerekçede değerlendirilmediği belirtilmiş ise de, dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporları ve uzman görüşü ile Halk Bankası A.Ş.’nin yazılı cevabında, ipoteğe konu taşınmazın birince derecede ipotek verilmesi ve yaklaşık 4.000,00 USD tutarındaki akreditifin bankada açılması şartıyla talebin bankaca değerlendirileceği bildirilmiş olup, başvuru halinde teminatın verilip verilmeyeceği, taşınmazın belirtilen teminatı karşılayacak değerde olup olmadığı kanıtlanmadığı gibi teminatın verilmesi halinde dahi sözleşmenin ifa edilip edilmeyeceği ve sözleşmeden belirtilen şekilde kâr edilip edilmeyeceğine ilişkin delil sunulmadığından kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 31/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.