Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/11587 E. 2022/9829 K. 12.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11587
KARAR NO : 2022/9829
KARAR TARİHİ : 12.12.2022

(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)

Kasten yaralama suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a, 29/1, 62 ve 52. madddeleri gereğince 2.240,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Saruhanlı Asliye Ceza Mahkemesinin 24.06.2021 tarihli ve 2020/235 Esas 2021/495 sayılı kararına karşı yapılan itiraz üzerine, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına muvafakati bulunmadığından bahisle itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.09.2021 tarihli ve 2021/983 değişik iş sayılı kararını takiben, yeniden yapılan yargılama neticesinde sanığın 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 86/3-a, 29/1, 62 ve 52. madddeleri gereğince 2.240,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Saruhanlı Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2022 tarihli ve 2021/701 Esas 2022/39 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 10.08.2022 tarihli ve 2022/8226 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.11.2022 tarihli ve 2022/113700 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 225/1. maddesinde yer alan, “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, somut olayda Saruhanlı Cumhuriyet Başsavcılığının 17/02/2020 tarihli ve 2020/68 sayılı iddianamesinde, sanık hakkında kardeşi olan katılan …’ı silahla kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 86/3-e ve 29/1. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı ve yapılan yargılama neticesinde sanığın adı geçen katılana yönelik basit kasten yaralama suçunu işlediğinden bahisle yazılı şekilde mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmış ise de;
Bahse konu iddianamede her ne kadar sanık hakkında söz konusu eyleme ilişkin sevk maddeleri düzenlenmiş ise de; sanığın kardeşi olan katılan …’ı kasten yaraladığına ilişkin iddianame içeriğinde bir anlatım bulunmadığı gibi, söz konusu iddianamede sanığın oğlu … … …’ın sopa ile katılan …’ı BTM ile giderilir şekilde yaraladığına ilişkin bir anlatım bulunduğu, bu itibarla dava açılmamış bir eylemden dolayı mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı
gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:

TÜRK MİLLETİ ADINA
5271 sayılı CMK’nin 225. maddesinde yer verilen “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilir.”
İncelenen dosyada; sanık hakkında Saruhanlı Cumhuriyet Başsavcılığının 17.02.2020 tarihli ve 2019/2121 soruşturma, 2020/71 Esas ve 2020/68 sayılı iddianamesinde müşteki şüpheli sıfatıyla hakkında TCK’nin 86/2, 3-e, 29, 53. maddelerinin sevk maddesi olarak uygulanması talep edilmiş ise de; iddianamenin anlatımında hangi fiilin gerçekleştirildiğinin gösterilmediği anlaşılmıştır. Sanık hakkında usulüne uygun açılan bir dava bulunmadığı halde Mahkemece yargılama yapılarak kasten basit yaralama suçundan mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Bununla birlikte, müştekinin kolluk beyanında sanığın kendisine yumruk ve sopa ile vurduğuna dair iddiasına göre zaman aşımı süresince kamu davası açılması mümkün görülmüştür.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Saruhanlı Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2022 tarihli ve 2021/701 Esas 2022/39 Karar sayılı kararının 5271 sayılı 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince KANUN YARARINA BOZULMASINA ve sanık hakkında katılana yönelik kasten basit yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmünün tüm sonuçları ile ortadan kaldırılmasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.