YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8525
KARAR NO : 2007/10284
KARAR TARİHİ : 17.09.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi “Tüketici Man.Sıf”
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 9.10.2002 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tescil davasının reddine, alacak davasının kabulüne dair verilen 15.3.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne duruşma isteminin dava değeri yönünden reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava yüklenicinin temliki nedeniyle kazanılan kişisel hakka dayalı tapu iptali tescil, ikinci kademedeki istek satış bedeli ile faydalı ve değer artırıcı harcamalar bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Davalı yüklenici davayı kabul etmiş, diğer davalı arsa sahibi, yüklenici hakkında açtığı davalar olduğunu, ayrıca sözleşmenin feshini dava ettiğini yüklenici edimini yerine getirmediğinden davacının tescil talebinin reddi gerekeceğini savunmuştur.
Mahkemece; davacının tescil ve satış bedelinin tahsili istemlerine ilişkin davanın reddine, faydalı ve değer artırıcı giderler talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.
Davalılar arasında biçimine uygun düzenlenmiş 30.10.1997 günlü arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi bulunmaktadır. Davacı bu sözleşme uyarınca yükleniciye bırakılması kararlaştırılan ve üzerinde çekişmeye yaratılmayan 6 numaralı bağımsız bölümü 21.11.1997 günlü taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile yükleniciden satın almıştır. Davadaki istemin dayanağı anılan sözleşmedir.
Arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmelerinde arsa sahibinin temel borcu ayıpsız bir arsayı bina yapılmak üzere yükleniciye teslim etmek, yüklenicinin temel borcu da arsa üzerinde sözleşmeye fen ve sanat kurallarına ve imar mevzuatına uygun bir bina yaparak arsa sahibine teslim etmektir. Yüklenici edimlerini yerine getirmişse bir bakıma sözleşmenin bedeli olan arsa payının temlikini doğrudan arsa sahibinden isteyebileceği gibi kazandığı kişisel hakkını yazılı olmak koşuluyla Borçlar Kanunun 162 ve 163 maddelerine dayanarak üçüncü kişilere de temlik edebilir. Görülüyor ki, mevcut uyuşmazlıkta öne çıkan sorun, yüklenicinin arsa sahibine karşı edimlerine yerine getirip getirmediğinin, dolayısıyla davacının temlik yoluyla taşınmaz mülkiyetini istemeye hak kazanıp kazanmadığının saptanmasıdır. Ne var ki mahkemece bu konuda yapılan inceleme ve araştırma yeterli değildir.
Mahkemece yapılması gereken iş; arsa sahibinin savunmasında sözünü ettiği aynı yer 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/122 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/222 sayılı dava dosyalarını ait olan yerden getirmek, ayrıca arsa sahibi tarafından 30.10.1997 günlü arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin fesh edildiği bildirildiğinden buna ilişkin delilleri sorulup toplanmak, uzman bilirkişiler marifetiyle yerinde yeniden keşif yapmak, yapının getirildiği fiziki seviyeyi kesin biçimde saptamak, binada eksik ve ayıplı işler varsa bunların parasal değerlerini hesaplatmak, gerekirse eksik ve ayıplı işler bedelini depo ettirmek, böylelikle yapılan açıklamalar çerçevesinde davalılar arasındaki 30.10.1997 günlü arsa payı devri karşılığı sözleşme hükümleri de değerlendirilerek davacının mülkiyete ilişkin talebi hakkında sonucuna uygun bir karar vermek olmalıdır. Eksik araştırma ve inceleme ile bu isteğin reddi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; T.C.Anayasasının 141/3 ve HUMK.nun 388.maddesi uyarınca her türlü yargı kararının gerekçeli yazılması gerekir. Davada ikinci kademedeki istek olarak taşınmaz satış bedelinin tahsili de istenmişken bu bölüm isteğin bir gerekçe gösterilmeksizin reddedilmesi de doğru değildir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 17.9.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.