YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/15258
KARAR NO : 2009/572
KARAR TARİHİ : 22.01.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalılar aleyhine 22.10.2007 gününde verilen dilekçe ile meni müdahele ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 18.09.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı, 45 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu bu parsel üzerinden davalılar tarafından yapılan eski ev bulunduğunu davalıların bu ev üzerinde hak iddia ederek muaraza çıkardıklarını haksız elatmalarının kal suretiyle önlenmesini istemiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalılardan …’ın elatması olmadığından hakkında açılan davanın reddine, davalılar … ve …’ın mülkiyeti davacıya ait 45 parsele ev yaparak oluşan müdahalelerinin men’ine, kal talebinin reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı ile davalılardan … temyiz etmiştir.
1-Kısaca, bir taşınmaz mal üzerinde malikinden bir başkasına ait … veya ağaç varsa bunlar muhdesat olarak ifade edilir. Muhdesatın 3402 sayılı Kadastro Kanununun 19.maddesinden (766 sayılı Tapulama Kanununun 40.maddesi) yararlanılarak tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesi olanaklıdır. Muhdesat şerhi verilmekle … veya ağaç sahibinin hakları ile arazi sahibinin hakları yekdeğerinden ayrılır ve bu şerh … sahibine arazinin maliki olmamasına rağmen başkasına ait arazideki … yada ağacı kullanma … sağlar. Şerh ile tanınan haklar ancak yapının yıkılması, yanması veya muhdesat sahibinin bu hakkından vazgeçmesi suretiyle sona erer.
Dairemiz uygulamasında genişletici yorumla kabul edilen bir diğer sona erme nedeni de arazi sahibinin muhdesat sahibine muhdesat bedelini ödemiş olmasıdır. Hal böyle olunca, somut uyuşmazlıkta davalıların elatmalarının yasaların koruduğu bir hakkın kullanılmasından kaynaklanmış olması sebebiyle davacının mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi isteminin reddi yerine hüküm altına alınması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Yukarıdaki bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesi gerekmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 2.bent uyarınca davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde davalıya iadesine, 22.01.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.