YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4968
KARAR NO : 2008/10184
KARAR TARİHİ : 14.10.2008
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, miras bırakan …’in maliki olduğu 7 parça taşınmazdaki payları ile 1 parselin tamamını ölünceye kadar bakım akti yapmak suretiyle 1 parça taşınmazdaki payınıda satış suretiyle muvazaalı olarak kardeşinin damadı olan davalıya temlik ettiğini ileri sürerek, ölünceye kadar bakım sözleşmesi ve satış sözleşmesinin iptali veya tenkis isteğinde bulunmuştur.
Davalı, iddiaların yersiz olduğunu bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, muvazaa iddialarının kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 14.10.2008 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat … ile temyiz edilen vekili Avukat … geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı sözleşmenin iptali veya tenkis isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın sübut bulmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki; tapuda sicil tutulması ilkelerinden biri alenilik ve sicile güven ilkesi, diğeri tescil, bir diğeri Hazinenin sorumluluğu, sonuncusu ise kaydın geçerli bir hukuki sebebinin bulunması koşuludur. Geçerli bir dayanağı bulunmayan sicil kaydının bir başka ifade ile illetten mücerret hale düşen sicil kaydının yolsuz tescil niteliği taşıyacağında kuşku yoktur.
Oysa, dava dilekçesinin içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçiminden miras bırakanın davalıya yapmış olduğu temliklerin muvazaa ile illetli olduğu iddia edilmek suretiyle tapu iptal ve tescil istenileceği yerde tapu kaydının dayanağı olan sözleşmenin iptali istenilmiştir.
Böylesi bir istekle açılan davada, tapu iptal, tescil isteği bulunmadığı takdirde davanın dinlenilmesine olanak yoktur.
O halde, dava ekonomisi bakımından davacıya tapu iptal ve tescil isteğiyle dava açması için olanak tanınması, açıldığı takdirde eldeki dava ile birleştirilmesi, ondan sonra işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davacının, temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedene hasren HUMK.’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 13.12.2007 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 550.00.-YTL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, 14.10.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.