Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/17739 E. 2022/20491 K. 15.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17739
KARAR NO : 2022/20491
KARAR TARİHİ : 15.12.2022

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik

Katılan vekilinin, 23.03.2015 havale tarihli dilekçesinin temyize cevap mahiyetinde olduğu, temyiz talebinin bulunmadığının kabulü ile yapılan incelemede;
A)Katılan kuruma 2011 yılında yapılan “uygulamalı girişimcilik eğitim kursu” ihalesinde sunulan bir kısım belgelerin sahte olduğu ve bu şekilde katılan kurumdan haksız menfaat temin edildiği iddiasıyla sanık hakkında özel belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından açılan kamu davasında; UYAP üzerinden yapılan araştırmada adı geçen sanık tarafından başka sahte referans mektubu nedeniyle aynı suçlardan sanıklar … ve… … hakkında açılan kamu davasında Muğla 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/366 Esas ve 2016/40 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında kamu davasının reddine, sanık…’ın beraatine karar verildiği, Dairemizin 15.12.2022 tarih, 2021/30106 Esas ve 2022/20489 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında verilen kamu davasının reddi kararının bozulmasına, sanık… hakkında verilen beraat hükümlerinin ise onanmasına karar verildiği anlaşılmakla, zincirleme suç hükümlerinin değerlendirilmesi bakımından, anılan dava dosyası ile sanık hakkında aynı katılan kuruma yönelik başka davalar olup olmadığı da araştırılarak, dosyaların getirtilip incelenmesi, mümkünse davaların birleştirilmesi, aksi durumda bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin denetime olanak verecek biçimde dosya içine konulması, açılan davaların suç ve iddianame tarihleri nazara alınarak fiiller arasında hukuki ve fiili kesinti bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme sonucu mahkumiyet hükümleri kurulması,
B)Kabule göre de;
1)Özel belgede sahtecilik suçu yönünden; 5237 sayılı TCK’nin 43. maddesine göre “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi” durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup; aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağının bulunmaması karşısında; TCK’nin 43. maddesinin uygulama koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti yönünden, suça konu belgelerin Muğla İş-Kur İl Müdürlüğüne aynı anda veya farklı tarihlerde verilip verilmediğinin araştırılması ile denetime olanak verecek biçimde suç tarihlerinin tespit edilmesi, sonucuna göre farklı tarihlerde verildiğinin tespiti halinde sanık hakkında TCK’nin 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği, aynı anda verildiğinin tespiti halinde ise tek bir belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması gerektiği ve birden çok sahte belgenin düzenlenmesi ile kullanılması olgusunun TCK’nin 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi sırasında dikkate alınabileceği gözetilmeden, belgelerin verildiği mağdur sayısınca suç oluştuğu kabul edilip özel belgede sahtecilik suçundan ayrı ayrı 5 kez mahkumiyet hükmü kurulması,
2)Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden;
a)Kurum zararının tespitine yönelik gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği gözetilmeksizin, zarar miktarı belli olmadığından bahisle sanığa 4 gün üzerinden adli para cezası karşılığı 80.TL para cezası tayin edilmesi,
b)5237 sayılı TCK‟nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, aleyhe temyiz olmadığından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 15.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.