Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/2363 E. 2006/3894 K. 03.04.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2363
KARAR NO : 2006/3894
KARAR TARİHİ : 03.04.2006

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı-K.Davalı … vekili tarafından, davalı-K.Davacı … aleyhine 7.5.2003 gününde verilen dilekçe ile temliken tescil, karşı dava ile de elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine, karşı davanın kabulüne dair verilen 12.12.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı (k.davalı) vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava Türk Medeni Kanunun 724. maddesine dayalı Temliken Tescil, karşı dava ise elatmanın önlenmesi istemleri ile açılmıştır.
Mahkemece temliken tescil davasının reddine, elatmanın önlenmesi istemi ile açılan davanın kabulü ile 11.10.2004 günlü krokide C harfi ile gösterilen 10 m2 lik merdiven olarak kullanılan bölüm ile kırmızıya boyalı ve B harfi ile gösterilen dükkanın davalının giriş çıkış şeklinde kullanma yolu ile müdahalesinin menine dükkanın üzerine uzanan1 m genişlikte 8.65 m uzunlukta ve A harfi ile gösterilen bölümün doğusuna isabet eden saçakların kaline ve elatmanın önlenmesine karar verilmiş, hükmü karşı dava davalısı temyiz etmiştir.1-Yapılan yargılamaya dosyada toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre asıl davanın davacısı …’nin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Elatmanın önlenmesi davası paylı mülkiyet rejimine tabi taşınmazın paydaşları arasındadır. 16 parselde davacı …’nin 109/179davalı ve karşı davacı …’in 70/179 payı bulunmaktadır. Kural olarak paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaşın, engel olan öteki
paydaş veya paydaşlara karşı paya vaki elatmanın önlenmesini istemesi olanaklıdır. Ancak o paydaş’ın payına karşılık somut olayda olduğu gibi çekişmesiz olarak kullandığı, bir kısım yer varsa açacağı elatmanın önlenmesi davası dinlenemez. Bu gibi durumlarda payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorunu elatmanın önlenmesi davası ile değil kesin sonuç sağlayan taksim ve izaleyi şuyu davası ile giderilebilir. Ne var ki taşınmazın kullanma biçimi tüm paydaşlar arasında yapılan bir anlaşma ile belirlenmiş, ya da fiili bir kullanma biçimi oluşmuş, uzun süre paydaşlar bu kullanmayı benimsemişlerse fiilen meydana getirilen bu durumun resmi bir taksime veya şuyuun satış sureti ile giderilmesine kadar korunması ahde vefa kuralı yanında, Medeni Kanunun 2. maddesinde düzenlenen iyiniyet kuralının da bir gereğidir. O yüzden mahkemece taşınmaz üzerinde paydaşların uzun süre fiili kullanma biçimini benimseyip benimsemedikleri hususu üzerinde durulmalı, yerel bilirkişi ve tanıklarla yeniden yapılacak keşifle bu yön sorulup açıklığa kavuşturulmalı alınacak beyanlar diğer delillerle birlikte değerlendirilerek tarafları bağlayan fiili kullanımda dava konusu yerlerin durumunun ne olduğu saptandıktan sonra istek sonucuna uygun bir hüküm kurulmalıdır. Elatmanın önlenmesi talebinin eksik inceleme ve araştırma ile kabulü doğru olmamış hükmün bu nedenlerle kararın bozulması gekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca kabulü ile BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 3.4.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.