YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1677
KARAR NO : 2022/18950
KARAR TARİHİ : 14.11.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme ve kullanma
…
…
1)2010, 2011 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçlarından verilen beraat hükümlerinin incelenmesinde; 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçları bakımından suç tarihlerinin en aleyhe kabulle 26.04.2011 ve 26.04.2012 olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen “2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura kullanma” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e. maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, suç tarihlerinden 16.08.2021 tarihli iddianame tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden, yargılamaya devamla beraat hükümleri kurulması, yasaya aykırı;
2)2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından verilen beraat hükümlerinin incelenmesinde ise; Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 30.09.2013 tarih ve 2013/6299 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında, “mükellef kurumun defter kayıtlarının ve bunlarla ilgili vesikalarının doğru bir vergi incelemesi yapılmasına imkan vermeyecek derecede noksan usulsüz veya karışık tutmak suretiyle vergi ziyaına sebebiyet vermek suretiyle 2010-2011 yılları içerisinde vergi usul kanununa muhalefet suçunu işlediği” belirtilerek Vergi Usul Kanunu’nun 359/b-1 ve TCK’nin 53/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması talep edildiği halde iddianame dışına çıkılarak 2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçlarından hüküm kurulması yasaya aykırı ise de, zamanaşımının olumsuz muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olduğunun anlaşılması karşısında;
Sanığın üzerine atılı “2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 20.03.2014 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılarak;
Bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 14.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…