YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/6975
KARAR NO : 2022/18987
KARAR TARİHİ : 15.11.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
…
Sanığın mağdur ile aralarındaki borç ilişkisine istinaden düzenledikleri belgelerde sahtecilik yaparak, söz konusu belgeleri mağdur tarafından aleyhine yapılan icra takiplerini durdurmak amacıyla Antalya 1. İcra Hukuk Mahkemesine sunarak özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında;
1) Sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu göz önüne alınıp, sahte olduğu iddia edilen belge asıllarının duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının tartışılması ve belge asıllarının denetime olanak verecek şekilde dosyada bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Kabule göre de;
a) 5237 sayılı TCK’nin 43. maddesine göre “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi” durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup; aynı anda gerçekleşen fiillerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı, tüm dosya kapsamına göre, suça konu iki adet belgenin aynı tarihte Antalya 1. İcra Hukuk Mahkemesine sunulduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nin 43. maddesi kapsamında zincirleme suç koşullarının oluşmadığı, ancak suça konu belge sayısı da nazara alınarak 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, zincirleme şekilde işlenmiş özel belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması,
b) Suç tarihinin, suça konu belgelerin Mahkeme dosyalarına sunulduğu tarih olan 04.10.2013 olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığında 29.05.2012 ve 13.10.2012 olarak yanlış yazılması yasaya aykırı,
c) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 15.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.