YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10197
KARAR NO : 2022/9949
KARAR TARİHİ : 13.12.2022
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Canavarca hisle kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜMLER 1) … 33. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/12/2020 tarih ve 2019/580 Esas, 2020/317 Karar sayılı ilamı ile;
a)Sanığın katılan …’i kasten öldürmeye teşebbüs suçundan TCK’nin 81/1, 35/2, 53. maddeleri uyarınca 11 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kararı
b) Sanığın katılan …’ukasten öldürmeye teşebbüs suçundan TCK’nin 81/1, 35/2, 53. maddeleri uyarınca 10 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kararı
c) Sanığın katılan …’i kasten öldürmeye teşebbüs suçundan TCK’nin 81/1, 35/2, 53. maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kararın
2) Lehe ve kısmen aleyhe istinaf edilmesi üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 04/03/2021 tarih ve 2021/331 Esas, 2021/541 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine dair karar verildiği,
3) Bu kararın lehe temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 08/02/2022 tarih ve 2021/8888 Esas, 2022/945 Karar sayılı ilamı ile hükümlerin bozularak; dosyanın … 33. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi üzerine
4) Bozma ilamına uyan … 33. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/06/2022 tarih ve 2022/50 Esas, 2022/186 Karar sayılı ilamı ile;
a) Sanığın katılan …’i canavarca hisle kasten öldürmeye teşebbüs suçundan TCK’nin 82/1-b, 35/2, 53 ve CMK’nin 307/5. maddeleri uyarınca 11 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kararı
b) Sanığın katılan …’u kasten öldürmeye teşebbüs suçundan TCK’nin 82/1-b, 35/2, 53 ve CMK’nin 307/5. maddeleri uyarınca 10 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kararı
c) Sanığın katılan …’i kasten öldürmeye teşebbüs suçundan TCK’nin 82/1-b, 35/2, 53 ve CMK’nin 307/5. maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kararı
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafiileri
TÜRK MİLLETİ ADINA
… 33. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/06/2022 tarih ve 2022/50 Esas, 2022/186 Karar sayılı kararının sanık müdafiileri tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin 5271 sayılı CMK’nin 307/3. maddesi gereğince temyize tabi olduğu anlaşılarak yapılan incelemede;
1) Sanık müdafii Av. …’un temyiz isteminin incelenmesinde;
Hükümlerin sanığa baro tarafından görevlendirilen müdafinin yüzüne karşı tefhim edilmesine rağmen sanık müdafiinin temyiz dilekçesini CMK’nin 291. maddesinde belirtilen 15 günlük yasal süre geçtikten sonra 28/07/2022 tarihinde sunduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nin 298/1. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2) Sanık müdafii Av. …’un temyiz isteminin incelenmesinde;Hükümlerin sanığın vekaletnameli seçilmiş müdafiinin yokluğunda verildiği, gerekçeli kararın da sanığın vekaletnameli seçilmiş müdafiine tebliğ edilmediği, sanığın vekaletnameli seçilmiş müdafiinin verilen kararı haricen öğrenmesi üzerine vermiş olduğu temyiz dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
… 33. Ağır Ceza Mahkemesinin 07/06/2022 tarih ve 2022/50 Esas, 2022/186 Karar sayılı Yargıtay bozması üzerine verilen kararında bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin; sanık hakkında mevcut cezai ehliyet raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğine ilişkin ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine,
Ancak;
Bozma öncesi sanığın vekaletnameli seçilmiş müdafii Av. … tarafından savunulduğu, bozma sonrası sanık müdafi Av. …’un 30/03/2022 tarihli dilekçesi ile azledilmiş olması nedeniyle görevinin sona erdiğini bildirir dilekçe sunduğu, bu sebeple mahkemenin istemi üzerine sanığa barodan zorunlu müdafii görevlendirildiği ancak ilk duruşma öncesi azledildiğini belirten müdafii Av. …’un celse arasında yeniden vekaletname sunduğu, duruşma tarihine yeterli zaman olmasına rağmen tebligat veya yasanın imkan tanıdığı iletişim araçları kullanılarak duruşmaya çağrılmadığı gibi 18/05/2022 tarihli duruşma tutanağında bu husus belirtilmesine rağmen yine haber verilmediği ve yokluğunda hükmün tefhim edildiği, gerekçeli kararın tebliğ edilmediği, CMK’nin 150. maddesinde “(1) Şüpheli veya sanıktan kendisine bir müdafi seçmesi istenir. Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafi görevlendirilir. (2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir. (3) Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır.” hükmü ile CMK’nin 156/3. maddesinde “Şüpheli veya sanığın kendisinin sonradan müdafi seçmesi halinde, baro tarafından görevlendirilen avukatın görevi sona erer.” hükmü karşısında, sanığın vekaletnameli müdafiini davadan haberdar etmeyip zorunlu müdafii huzuru ile yargılamanın sonuçlandırılması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve 5271 sayılı CMK’nin 150, 156/3 ve 196/2. maddelerine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirdiğinden, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin kabulü ile hükümlerin CMK’nin 302/2. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, CMK’nin 307/5. maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış haklarının dikkate alınmasına,
Dosyanın, 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 304/4. maddesi gereğince … 33. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.12.2022 gününde oy birliği ile karar verildi.