YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8088
KARAR NO : 2006/9740
KARAR TARİHİ : 25.09.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.10.2005 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.4.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 36 parsel sayılı taşınmazının genel yola bağlantısının bulunmadığını ileri sürerek, davalıya ait 41 parsel sayılı taşınmaz üzerinden geçit hakkı kurulmasını istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı taşınmazı yararına 41 parsel sayılı taşınmaz üzerinden geçit hakkı kurulmasına karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davalının diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına geçit istenen taşınmaz müşterek mülkiyete konu ise dava paydaşlarından biri veya birkaçı tarafından açılabilir. Geçit ihtiyacı olan kişi davasını öncelikle taşınmazların mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun taşınmaz malikine karşı ve daha sonra bundan en az zarar görecek olana yöneltmelidir.
Mahkemece uygun geçit yeri saptanırken öncelikle taraf yararlarının gözetilmesi gerekir. Zira, geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının subjektif arzularına göre değil objektif esaslara uygun belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten
kaçırılmamalıdır.
Uygun güzergah saptanırken, aleyhine geçit kurulan taşınmazın kullanım bütünlüğü bozulmamalıdır. Taşınmazın kullanım bütünlüğünün bozulmasının zorunlu olduğu hallerde bu husus gerekçelendirilerek geçit hakkı tesisi edilmelidir.
Yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak, özellikle tarım alanların nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 m.) geçit hakkı tesisine karar vermek gerekir. Bu miktarı aşan bir yol verilecekse bunun gerekçesi kararda dayanakları ile birlikte gösterilmelidir.
Kurulan geçit hakkının Medeni Kanunun 748/3. maddesi uyarınca Tapu Siciline kaydı da gereklidir.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Dava, Türk Medeni Kanununun 747.maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Somut olayda, davacının mutlak geçit ihtiyacı içinde olduğu ortadadır. Ancak mahkemece az yukarıda açıklanan ilkeler gözetilmeksizin davacının geçit kurulmasını istediği bir tek güzergah incelenmiş ve buradan geçit kurulmasına karar verilmiştir. Fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi uyarınca mahkemece yeniden keşif yapılarak, özellikle davacı taşınmazının batısından ve davalıya ait 41 parselin kuzeyinden geçen patika yol ile güneyindeki parsellerden oluşturulabilecek alternatifleride değerlendirilerek en uygun alternatiften geçit kurulması gerekirken tüm bu ilkeler bir yana bırakılarak bütün alternatifler değerlendirilmeden yazılı gerekçe ile istemin hüküm altına alınması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Kabule göre de; tesis edilen geçit 41 parsel sayılı taşınmazı ikiye bölmüş ve geçidin geneişliği gerekçesi belirtilmeden 4 metre olarak belirlenmiştir. Mahkemece yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği tarla mahiyetinde olduğundan bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 metre) geçide ihtiyacı olduğu gözetilerek yol genişliği 3 metreyi geçmeyecek şekilde belirlenmeli, uygun güzergah saptanırken, aleyhine geçit kurulan taşınmazın kullanım bütünlüğü bozulmamalı, taşınmazın kullanım bütünlüğünün bozulması zorunlu ise bu husus gerekçelendirilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) bentte açıklanan nedenle diğer temyiz itirazlarının reddine, (2.) bent uyarınca hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 2.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.