YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8847
KARAR NO : 2007/9033
KARAR TARİHİ : 10.07.2007
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.2.1998-11.11.1998 gününde verilen dilekçeler ile kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine davalar birleştirilerek yapılan duruşma sonunda; … yönünden davanın açılmamış sayılmasına, …’ın açtığı davanın kabulüne dair verilen 12.3.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca edimi karşılığı yükleniciye bırakılan bağımsız bölümün yükleniciden satın alınması nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı … 10.10.1997 tarihli sözleşme ile … ise 4.6.1996 tarihli sözleşme ile 15 parsel sayılı taşınmazdaki 5 numaralı bağımsız bölümü satın aldıklarını ileri sürerek ayrı ayrı dava açmışlar, davaların birleştirilerek yapılan yargılaması sonucunda …’nun tapu iptali tescil isteminin davacı …’ın ise kademeli tazminat isteminin kabulüne dair verilen hüküm Dairemizce uyuşmazlığın çözümünde Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozma ilamı uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilmiş, görevli Tüketici Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda, davacı …’nun görevli mahkemeye usulüne uygun başvurusu bulunmadığı belirtilerek onun açtığı davanın “açılmamış sayılmasına” …’ın ise tapu iptali tescil isteminin kabulüne karar verilmiştir. Hükmü … görevli mahkemeye yasal süresi içerisinde başvurularının bulunduğunu belirterek temyiz etmiştir.
Bilindiği gibi Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 27.maddesi gereğince görevsizlik kararı veren mahkeme dosyayı görevli mahkemeye
gönderir. Ancak, mahkeme bu gönderme işlemini re’sen değil yine Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 193.maddesinde gösterilen usul doğrultusunda yapar. Anılan maddeye göre görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra 10 gün içerisinde görevli mahkemeye veya kararı veren mahkemeye başvuruda bulunulması gerekir. Bu başvurunun görevsizlik kararı kesinleşmeden yapılmasına yasal bir engelde yoktur. Birden fazla dava birleştirilerek birlikte görülmüş ve davaların tamamı için görevsizlik kararı verilmiş olması halinde görevli mahkemeye her davanın tarafının ayrı ayrı başvurması gerekir. Zira, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 45.maddesi uyarınca davaların birleştirilmesine karar verildiği hallerde de yargılama ortak yapılmasına rağmen davalar bağımsızlıklarını sürdürdüklerinden tarafların usuli işlemleri ayrı ayrı yapma zorunlulukları devam eder. Yasal süresi içerisinde başvuru yapılmaması halinde 10 günlük süre hak düşürücü süre olduğu için mahkemece re’sen gözetilerek davanın açılmamış sayılmasına karar verilir (193/son).
Bu kısa açıklamadan sonra somut olaya döndüğümüzde;
Asliye Hukuk Mahkemesince 14.7.2005 tarihinde görevsizlik kararı verilmiş, karar 6.12.2005 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı …’ın 27.9.2005 tarihinde … vekilinin ise 23.11.2005 tarihinde görevsizlik kararı kesinleşmeden dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için başvurularının bulunduğu dosya içerisindeki hakim havalesi de bulunan dilekçeler ile saptanmıştır. Tüketici Mahkemesinde yapılan yargılamaya her iki taraf vekilide katılmıştır. Ne var ki, mahkemece davacı …’nun görevsizlik kararı nedeniyle kendi davası yönünden Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 193.maddesinde düzenlenen usul dairesinde işlem yaparak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için yaptığı başvuru gözden kaçırılarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Bu yön doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davacı …’nun temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 10.7.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.