YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5731
KARAR NO : 2007/9108
KARAR TARİHİ : 10.07.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 19.6.2006 gününde verilen dilekçe ile ihalenin feshi ve tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 19.12.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ihalenin feshi, tapu iptali ve tescil istemleri ile açılmıştır.
Mahkemece davalı belediye tarafından yapılan ihalenin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine tabi olması nedeniyle yasaya uygunluk denetimi idari yargı yerinde yapılacağından yargı yolu nedeniyle dava reddedilmiştir.
Hükmü davacılar temyiz etmiştir.
4.6.1958 tarih ve 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Karar gerekçesinde vurgulandığı üzere HUMK.nun 74, 75 ve 76. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde hakimin bir davada sadece tarafların ileri sürdükleri maddi vakıalar ve netice talepleri ile bağlı oldukları, dayandıkları kanun hükümleri ile ve onların tavsifleri ile bağlı olmadığı ve kanunları re’sen tatbik ederek iddia ve müdafaadaki netice talepleri karara bağlamakla mükellef bulunduğu sonucuna ulaşılır. Böyle olunca, davacıların dava açmaktaki maksatları mahkemenin doğru olarak saptadığı gibi davalılardan belediye başkanlığınca 16.05.2006 tarihinde yapılan ihalenin feshini sağlamaktır.
Dosya arasındaki bilgi ve belgelere göre 488.23 metrekare yüzölçümündeki arsa nitelikli taşınmazın davalılardan belediye adına kayıtlı bulunduğu kaydın beyanlar hanesinde ise “üzerindeki kerpiç ev … oğlu …’a aittir” şerhi olduğu kaydın ihale satışı sonucu davalılardan … adına geçtiği görülmektedir. Davacılar tapu kaydının beyanlar hanesinde lehine şerh olan …’ın mirasçılarıdır. Bu miras ilişkisi sebebiyle kendilerinin ihalenin feshinde menfaatleri olduğunu, mevcut hali ile ihaleden zarar gördüklerini ileri sürerek ihalenin feshi isteminde bulunmuştur.
Gerçekten, Borçlar Kanununun 226. maddesi hükmünce “Kanuna ve ahlaka (adaba) mugayyır tertibatla müzayedeye fesat karıştırılmış ise her alakadar tarafından 10 gün zarfında itiraz edilebilir”. Somut olayda, davalı belediyenin ihale yolu ile taşınmaz satımı 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 45.maddesine dayanılarak ihtiyari açık artırma suretiyle yapılmıştır. İhalenin 2886 sayılı Kanununun şekline uyularak yapılmış olması ilgililerin Borçlar Kanununun 226.maddesinde sayılan sebeplere dayanarak genel mahkemelerde ihalenin feshini dava etmesine engel sayılamayacağından mahkemece davadaki istemin Borçlar Kanununun 226.maddesindeki fesih sebepleri çerçevesinde ve genel hükümlere göre incelenerek sonuçlandırılması yerine görevsizlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 10.7.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.