YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2393
KARAR NO : 2007/9117
KARAR TARİHİ : 10.07.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 9.2.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil,karşı davacı … tarafından verilen 7.6.2004 tarihli dilekçe ile de elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine karşı davanın kabulüne dair verilen 20.9.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, yüklenicinin temliki suretiyle kazanılan kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil, karşı dava ise, tapuya dayalı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
Mahkemece şahsi hakka dayalı tapu iptali ve tescil isteminin reddine, karşı davacının elatmanın önlenmesi isteminin kabulüne, 282.00 YTL ecrimisilin tahsiline karar verilmiştir.
Hüküm davacı -karşı davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Eldeki davayı konu bağımsız bölümün bulunduğu taşınmazda inşa edilen binaların yüklenicisi olan … Limitet Şirketinin tarafı olup aynı nitelikte istemlerle açılan, Dairemizce temyiz-karar düzeltme incelemesi yapılan tüm dosyalar ve özellikle 14.02.2007 tarih 2006/15274 Esas-2007/1298 Karar sayılı ilamına konu dosyada dikkate alınarak yapılan değerlendirme sonucunda yerel mahkeme kararının eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu sonucuna varılmıştır.
Dava konusu taşınmaz davalılardan … İnşaat Limited Şirketi ile arsa sahipleri arasında biçimine uygun düzenlenen 27.02.1997 günlü arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca inşa edilen (D) bloktaki 1 numaralı bağımsız bölümdür. Yüklenici … İnşaat Limited şirketi ile tüm arsa sahiplerinin katılımı sonucu düzenlenen 20.05.1997 günlü paylaşma sözleşmesine göre yükleniciye bırakılmış, dava dışı … tarafından tapuda 19.8.2003 tarihinde davalı …’e satılmıştır.
Eldeki davada davacı ve karşı davalı … yüklenici ile noterde düzenlenen 7.8.2002 tarihlitaşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayanarak tescil isteminde bulunmuştur.Tüm dosya kapsamından 1 numaralı bağımsız bölümde
2002 yılından beri davacı …’ın oturduğu anlaşılmaktadır. Davalı ve karşı davacı …, 19.8.2003 tarihinde bağımsız bölümü tapuda satın almış, şahsi hak sahibi …’ın 9.2.2004 tarihinde dava açmasından sonra 7.6.2004 tarihinde açtığı dava ile elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuştur. Tanık beyanlarından ise, bağımsız bölüme kayden malik olan davalı ve davacı …’in dava konusu yeri mülk edinmesine rağmen gelip görmediği, bağımsız bölümün 9.2.2004 tarihine kadar davacı yanca kullanılmasına karşı koymadığı anlaşılmaktadır.
Davalılardan … İnşaat Limited Şirketinin temsilcisi olan … 11.10.2004 tarihli oturumda davacı tarafından açılan davayı kabul etmiştir.
Diğer yandan, davalı şirket yetkilileri hakkında kamu davası açılmak üzere Cumhuriyet Savcılığına şikayette bulunulmuş, takipsizlik kararı verilmiş ise de, yazılı emir yoluna başvurulması üzerine itirazı reddeden mahkeme kararının bozulduğu görülmektedir. Dosya kapsamından davalılar hakkında gerek Cumhuriyet Savcılığı’nca, gerekse kamu davası açılmışsa, mahkeme tarafından ne gibi bir işlem yapıldığı anlaşılamamaktadır.
Mahkemece, … bir sonuca ulaşmak için, somut olayın sadece tapu sicilinin mülkiyet hakkı sahibine sağladığı hakka bakarak değerlendirilmemesi, aksine dosyadaki tüm deliller tarih sırasına göre incelenip bir karar verilmesi gerekir. Gerçekten, Türk Medeni Kanunun 1023. maddesi hükmünce tapu kütüğündeki tescile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya başka ayni hak kazanan üçüncü kişinin kazanımının korunması gerekirse de, yasanın 1024. maddesi gereğince bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise, bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişinin tescile dayanma olanağı yoktur. Yasadaki ve uygulamadaki deyimiyle bağlayıcı olmayan bir hukuki işleme dayanan ve hukuki sebepten yoksun bulunan tesciller yolsuz tescil sayılacağından hakkı zedelenen üçüncü kişinin iyiniyetli olmayan malike karşı doğrudan doğruya şahsi hakka dayanması mümkündür. O yüzden eldeki davada davalı … İnşaat Limited Şirketi ile diğer davalı ve karşı davacı … arasındaki hukuki işlemin gerçek nedeni üzerinde yeterince durulmalı, dosyada iddia edilen olaylar delil durumuna göre değerlendirilerek davalı ve davacı …’in davacı ve davalı …’a yüklenici tarafından yapılan satış işlemini bilen veya bilmesi gereken bir kişi olup olmadığı ayni hakkı yolsuz olarak kazanıp kazanmadığı hususu duraksamaya yer vermeyecek şekilde açığa kavuşturulmalıdır.
Bundan ayrı, davalı yüklenici hakkında dolandırıcılık iddiasıyla Cumhuriyet Savcılığı’na şikayette bulunulduğu, takipsizlik kararının Yargıtay’ca bozulduğu görüldüğünden, davalı şirket yada diğer davalı hakkında ceza mahkemesinde kamu davası açılıp açılmadığı taraflardan sorulup saptanmalı, kamu davası açılmış ve eldeki davanın taraflarına ilgilendiriyorsa her ne kadar ceza mahkemesinin beraat kararı hukuk hakimini bağlamazsa da ceza mahkemesinin mahkumiyete ilişkin maddi olayı belirleyen kararı Borçlar kanunun 53. maddesi uyarınca hukuk hakimini bağlayacağından, bu davanın sonucu izlenerek ceza mahkemesi dosyası diğer delillerle değerlendirilmelidir.
Mahkemece bütün bu yazılanlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve araştırmayla hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Öte yandan; mahkemenin yargılamaya son verdiği 18.09.2006 günlü duruşma tutanağına geçirilen kısa kararda karşı davacının ecrimisil istemine ilişkin bir hüküm bulunmadığı halde gerekçeli kararda bu konuda hüküm kurulmak suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır. 10.04.1992 tarih ve 7/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olması mutlak bozma nedeni sayılmıştır.
Karar yukarıdan beri sayılan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 10.7.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.