YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3839
KARAR NO : 2006/7534
KARAR TARİHİ : 27.06.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 8.5.2002 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; bozma ilamına uyularak, davanın kabulüne dair verilen 29.12.2005 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı ve davalılar vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 27.6.2006 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av. … karşı taraftan duruşmasız temyiz eden davalılar vekili Av. … geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi iş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 26.11.1992 günlü taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemiyle açılmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne, sözleşmeye göre 1048 ada 8 parsel sayılı taşınmaz «bütün hukuki vecibeleri ile birlikte üzerinde takyidat veya irtifak veya intifa hakları var ise, bunlar da dahil olmak üzere satıldığından» bağımsız bölümlerin intifa haklarının satıcı davalı … üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, hükmü taraflar temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya toplanan delillere hükmüne uyulan ve Hukuk Genel Kurulunca da benimsenin Dairemiz bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak karar kurulduğuna göre davalıların bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Davacı … Kooperatifinin temyiz itirazlarına gelince;
Yanlar arasındaki 26.10.1992 tarihli taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesi geçerlidir. Anılan sözleşmede taşınmaz mal satış vaadi borçlusu olarak hareket eden davalılar noter huzurunda verdikleri ifadelerinde «…
1048 ada 8 parsel numaralı olarak adlarına kayıtlı gayrimenkuldeki hak ve hisselerinin tamamını gayrikabili rücuu olmak üzere bütün hukuk vecaibi ile birlikte davalı kooperatife….» sattıklarını, yine bu sözleşmede alıcı sıfatıyla hareket eden kooperatif yetkilisi ise «…1048 ada 8 parsel numarasında kayıtlı gayrimenkulü satıcıların malı olarak bilerek, görerek, beğenerek gayrikabile rücuu olmak üzere bütün hukuki vecaibi olarak birlikte üzerinde takyidat veya intifa ve intifa hakları da var ise bunlarda dahil olmak üzere ….bedel mukabilinde aldıklarını….» belirtmişlerdir. Türk Medeni Kanun 794. maddesinde yapılan tanıma göre intifa hakkı aksine düzenleme yapılmadıkça hak sahibine konusu üzerinde yararlanma yetkisini sağlar. Gerçekten; bir taşınmaz intifa hakkı ile yükümlü olarak satıldığı takdirde 14.3.1960 gün ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında benimsendiği üzere taşınmaz mülkiyeti üzerinde intifa hakkı mevcut olacak biçimde yeni malikine yani alıcısına intikal eder. Temyiz incelemesi yapılan eldeki davada taşınmazın davacı kooperatife intifa hakkı ile yükümlü olarak satılıp satılmadığının Borçlar Kanunun 18. maddesi uyarınca tarafların satış sözleşmesi yapmalarındaki amaca uygun yorumlanarak sonuçlandırılması gerekir.
Satış sözleşmesinin 2 sahifesindeki satıcıların ikrarına bakılırsa, davalıların 8 numaralı parseldeki tüm hak ve hisselerini davacı kooperatife sattıklarını ikrar ettikleri görülmektedir. Kuşkusuz intifa hakkı sözleşmede yazılan «hak» kavramının içinde yer alır. Sözleşmedeki alıcı olan kooperatif temsilcisinin «8 parselde kayıtlı taşınmazın ….. bütün hukuk vecaibi ile birlikte üzerinde …. İntifa hakları da var ise bunlarda dahil olmak üzere……» şeklindeki beyanı da davalı maliklerin davacı kooperatife kayıttaki intifa haklarında sattığını göstermektedir. Esasen bir yapı kooperatifi olan davacı kooperatifin maksadı üyelerine konut sağlamak olduğuna göre davacı kooperatifin intifa hakkı üçüncü bir kişi üzerinde kalarak taşınmazdaki sadece çıplak mülkiyeti satın aldığı düşünülemez. Amaca uygun yorumun sözleşmeye ve olayların akışına göre bu şekilde yapılması gerekir.
Mahkemece sözleşmedeki taraf iradelerine yanlış anlam verilerek dava konusu bağımsız bölümlerin intifa hakkı davalılardan … üzerinde kalmak koşuluyla tescil hükmü kurulması açıklanan nedenlerle doğru olmamış, kararın davacı kooperatif yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalıların tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, hükmün 2. bent uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, 450 YTL Yargıtay duruşma vekâlet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 27.6.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.