Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/12141 E. 2007/13876 K. 09.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/12141
KARAR NO : 2007/13876
KARAR TARİHİ : 09.11.2007

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalı aleyhine 26.10.2004 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.09.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, komşuluk hukukuna aykırı davranışın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece dava kabul edilmiştir.
Hükmü davalı temyiz etmiştir.
Medeni Kanunun 683. (önceki Medeni Kanunun 618.) maddesi “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir.” hükmü ile malikin mülkiyet hakkının yasal sınırlar içinde kullanabileceğini düzenlemiştir. Anılan Kanunun taşınmaz mülkiyet hakkının kısıtlamalarını düzenleyen “Komşu hakkı” bölümünde yer alan 740. maddesi, başkasının mülküne geçip zarar veren dal ve köklerin, zarar gören mülk sahibi tarafından kesilebileceği hükmünü içermektedir. Bu madde ile de mülkiyetin aşkın kullanımına kısıtlama getirilmiştir. Mülk sahibi bu hakkını kendisi kullanabileceği gibi bu zararın mahkeme aracılığıyla da giderilmesini isteyebilir.
Burada esaslı unsur, zarar görmedir. Mahkemece, davalı taşınmazındaki bitkilerin gölge yaparak ya da köklerin geçmesi nedeniyle, davacı taşınmazında ne gibi bir zarar oluşturduğu, somut zararın ne olduğu bilirkişi tarafından saptanmamıştır. Somut zararın varlığı saptanmadan, zarar unsuru gerçekleşmiş olsa bile bu zararın ortadan kaldırılmasının ağaçların kökünden kesilme dışında bir yolla giderilme olanağı bulunup bulunmadığı belirlenmeden sınırdaki ağaçların kökünden kesilerek muarazanın giderilmesine dair hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Bu durumda mahkemece yerinde keşif yapılarak bilirkişiden ek rapor alınmalı, davalıya ait ağaçların davacı taşınmazına ne tür bir zarar verdiği somut olarak açıklığa kavuşturulmalı, zarar unsuru gerçekleşirse bunun ağaçların kökünden kesilme dışında bir yöntemle giderilip giderilemeyeceği bilirkişiye sorulmalı, zarar unsurunun gerçekleşmesi halinde böyle bir yol varsa muaraza bu şekilde ortadan kaldırılmalıdır.
Eksik inceleme ve araştırma ve bilirkişinin yetersiz raporuyla istem yazılı olduğu şekilde hükme bağlandığından, kararın bozulması gerekir.
Kabul şekline göre de; dava münhasıran sınırdaki kavak ağaçlarına ait olmak üzere açılmış iken HUMK.nun 74. maddesindeki taleple bağlılık kuralı hilafına kavak dışındaki meyve ağaçları hakkında da dava varmış gibi karar tesisi yanlıştır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 09.11.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.