YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5350
KARAR NO : 2006/8705
KARAR TARİHİ : 18.07.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 8.3.2005 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.10.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davada adi yazılı ve tarihsiz “protokol” başlıklı sözleşmeye dayanan davacı, Milli Emlak Genel Müdürlüğünce davalı Üniversiteye tahsis edilen taşınmazın 962.170 dekarlık kısmının kendilerine iki mahsul dönemi için kiralanarak teslim edildiğini, sözleşmede kararlaştırılan hasılat payını ilk yıl için ödediklerini, ikinci yıl için ürün kaldırma hazırlığı içindeyken davalı Rektörlüğün ihtarname göndererek ve fiilen kira kapsamındaki taşınmaza elatarak muaraza çıkardığını, mevcut çekişmenin giderilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Rektörlük kira sözleşmesinin yasaya uygun koşulda yapılmadığını, kaldı ki davayı görmeye Sulh Hukuk yada Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, sözleşmenin şekil koşuluna uygun yapılmamasında davacının bir kusuru olmadığı, iyiniyetli zilyet olan davacının sözleşme kapsamındaki taşınmaza kuyu açma, trafo yapma gibi bazı harcamalar yaptığı, bunların bedelinin iadesine kadar davacının hapis hakkı da bulunduğu gerekçesiyle davalı tarafından ortaya çıkartılan muarazanın men’ine karar verilmiş,
Hükmü davalı Rektörlük temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki “protokol” başlıklı sözleşme Borçlar Kanunun 294.maddesinde sözü edilen zirai gayrimenkul kirasına ilişkindir. Kiralayan
…Üniversite Rektörlüğü olduğundan ve Üniversiteler katma bütçeye dahil idareler statüsünde bulunduğundan taşınır ve taşınmaz malların ve hakların kiralanması veya kiraya verilmesi işlemlerinde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu prosedürüne uyulması zorunludur. Somut olayda, kiralama işlemi ihaleye çıkarılmamış, taraflar zirai gayrimenkul kiralama işini adi yazılı sözleşmelerinde kararlaştırmıştır. İhale yapılmaksızın ve anılan yasanın 53.maddesinin öngördüğü biçimde tarafların noterde yaptıkları sözleşmeleri bulunmadığından adi yazılı sözleşme geçersizdir.
Gerçekten, olayımızda olduğu gibi uygulanması gereken yasa bir sözleşmenin geçerliliğini şekle bağlamışsa o sözleşmenin kanunun emrettiği şekle uyularak yapılması Borçlar Kanunun 11.maddesi hükmü gereğidir. 7.10.1953 tarih ve 8/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca resmi şekilden maksat sözleşmenin taraflarının gerçek iradelerini yetkili memur (noter) önünde açıklamalarıdır. Sözleşmenin yapılış biçimini yasa öngörmüş ve buna uyulmasını geçerlilik şartı kabul etmişse hakimin bu durumu kendiliğinden gözetmesi gerekir. Bu gibi hallerde kamu düzeni gereği taraflardan birinin veya iki tarafın birden iyiniyetli ya da kötü niyetli olmasının bir önemi yoktur. Diğer taraftan kiracı olan davacının kiralanan taşınmaza bazı harcamalarda bulunması ona hapis hakkı sağlamaz. Kiracının ne gibi hakları olduğu 2886 sayılı yasanın 60. maddesinde düzenlenmiştir. Mahkemece, davacı kiralananda geçerli bir sözleşmeye dayanarak zilyet olmadığından açılan davanın reddi yerine somut olaya ve yasaya uygun düşmeyen bazı nedenlerle davanın kabul edilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 18.7.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.