Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2007/10891 E. 2007/13696 K. 08.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/10891
KARAR NO : 2007/13696
KARAR TARİHİ : 08.11.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … ve müdahil davacı … vekili tarafından, davalı … aleyhine 20.5.1998 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin men’i istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davacı … tarafından açılan davanın açılmamış sayılmasına, müdahil davacının davasının kabulüne dair verilen 13.3.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, denizden doldurma suretiyle kazanılan taşınmazın müdahil davacı … Başkanlığından kiralanması nedeniyle davalı Hazinenin çıkardığı muarazanın giderilmesi, istemine ilişkindir.
Müdahil davacı … ise davacının kira ilişkisine dayalı olarak bulunduğunu açılan davanın kabulünü savunmuştur.
Davalı … denizden doldurulma suretiyle kazanılan nizalı yerde davacının yapı yapmak suretiyle oluşan isteminin reddi gerekeceğini bildirmiştir.
Mahkemece asıl davanın açılmamış sayılmasına müdahil davacının davasının kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü davalı … temyiz etmiştir.
Bugünkü Yasal mevzuat uyarınca doldurma ve kurutma yolu ile arazi elde edilmesine ilişkin 3621 sayılı Kıyı Kanununun 7.maddesine göre kamu yararının gerektirdiği hallerde uygulama imar planı kararı ile deniz, göl ve akarsularda ekolojik özellikler dikkate alınarak doldurma ve kurutma suretiyle arazi elde edilmesi olanaklıdır. Dava konusu yerin denizden doldurularak kazanıldığı tartışmasızdır. Ne var ki; bu araziler Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler kapsamında kaldığından özel mülkiyete konu olamaz. Sadece 3621 sayılı Yasanın 6. maddesinde belirtilen yapıların 7.madde gereğince de yol, açık otopark, …, yeşil alan ve çocuk bahçeleri gibi teknik ve sosyal altyapı alanlarının düzenlenmesi mümkündür.
Somut olayda ise, denizden doldurma suretiyle kazanıldığı anlaşılan 35 metrekare arazi bölümüne büfe işletmesi kurulduğu anlaşılmaktadır. Bu bölümün Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu ve hiçbir zaman özel mülkiyete konu teşkil etmeyeceği Yasanın yapılmasına izin verdiği yapı ve tesisler dışında, başkaca bir amaçla kullanılamayacağı açıktır.
Bu gibi yerlerde sadece 3621 sayılı Yasanın 6.maddesinde sayılan uygulama imar planı kararı ile yapılması kararlaştırılan yapı ve tesisler ile 7.maddenin son bendinde sıralanan yol, açık otopark, …, yeşil alan ve çocuk bahçeleri gibi teknik ve sosyal altyapı alanları düzenlenebilir. 5393 sayılı Belediyeler Kanununun 79.maddesinin Maliye Bakanlığından alınacak izinle Belediyelerin tasarrufuna bıraktığı denizden doldurma yerler Kıyı Kanununun yapılmasına izin verdiği Yasada sayılan (yukarıda sıralanan) yerlerdir. Yoksa, denizden doldurularak kazanılan arazilerin Yasada sayılanlar dışında bir başka amaçla tasarruf edilmek üzere Belediyelerin kullanımına bırakılacağı düşünülemez.
Hal böyle olunca, mahkemece yapılması gereken iş, taşınmazın bulunduğu yere ait imar haritasını sağlamak şehir plancısı bilirkişi huzuruyla yerinde keşif yapmak imar haritasını uygulayarak taşınmazın bulunduğu yerin gerçekten 3621 sayılı kanununun 6. maddesinde sıralanan otopark alanına isabet edip etmediğini belirlemek, dava konusu büfenin de otopark alanının sosyal alt yapısı niteliği kapsamında kalıp kalmadığını ayrıntılı ve gerekçeli olarak saptayıp rapor almak istemi sonucuna uygun hükme bağlamak olmalıdır.
Değinilen husus yönünde durulmadan eksik araştırma ve incelemeyle müdahil davacının davası kabul edildiğinden, karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 08.11.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.