Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/12635 E. 2022/10095 K. 19.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12635
KARAR NO : 2022/10095
KARAR TARİHİ : 19.12.2022

(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)

Kasten yaralama suçlarından sanık … hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, diğer sanıkların eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs suçu kapsamında kalıp kalmadığı yönünden değerlendirme yapılması gerektiğinden bahisle mahkemenin görevsizliğine, dosyanın yetkili ve görevli … Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine dair … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.01.2012 tarihli ve 2008/303 Esas, 2012/56 Karar sayılı kararını müteakip, sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 37/1 maddesi yollamasıyla 86/2, 86/3-e, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 3 kez 3.000,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.12.2015 tarihli ve 2012/300 Esas, 2015/368 Karar sayılı kararının 22.02.2016 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 07.01.2018 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanmasına ve sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 37/1 maddesi yollamasıyla 86/2, 86/3-e, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 3 kez 3.000,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.10.2020 tarihli ve 2020/12 Esas, 2022/280 Karar sayılı kararlarına karşı Adalet Bakanlığının 29.09.2022 tarihli ve 2021/24243 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.11.2022 tarihli ve 2022/126426 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanık hakkında müsnet suçlardan … Cumhuriyet Başsavcılığınca 21.04.2008 tarihinde … 3. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davasının açıldığı, Mahkemece 07.04.2009 tarihli duruşmada sanığın savunmasının alındığı, her ne kadar anılan Mahkemece aynı davada yargılanan diğer sanıkların sanık …’e yönelik fiillerinin öldürmeye teşebbüs suçu olarak nitelendirilebileceği gerekçesiyle 25.01.2012 tarihinde görevsizlik kararı verilerek dosya … 6. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiş ve sanık …’in bu Mahkemece 14.12.2012 tarihli duruşmada tekrar savunması alınmış ise de, sanık …’e isnat edilen suçların asliye ceza mahkemesinin görevine giren suçlar olması ve bu suçlardan hüküm kurulması
sebebiyle, zamanaşımının tespiti bakımından … 3. Asliye Ceza Mahkemesinde alınan savunmasının esas alınması gerektiği,
Buna göre, sanığın eylemine uyan anılan suç için kanunda öngörülen cezasının türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olağan zaman aşımı süresine tabi olduğu, sanığın müsnet suçu 10.07.2007 tarihinde işlediği, 07.04.2009 tarihinde Mahkemesince savunmasının alındığı, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın ise 22.02.2016 tarihinde kesinleştiği, sanığın 07.01.2018 tarihinde yeniden suç işlediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 22.02.2016 tarihi ile denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği 07.01.2018 tarihleri arasını kapsayan 1 yıl 10 ay 16 günlük sürenin 5271 sayılı Kanun’un 231/8-son cümlesi gereğince duracağı, sanığın sorgusunun yapıldığı tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmadığı ve sanığın sorgusunun yapıldığı 07.04.2009 tarihinden itibaren, hükmün açıklandığı 02.10.2020 tarihine kadar geçen sürede 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:

TÜRK MİLLETİ ADINA

Sanığın üzerine atılı kasten yaralama suçunu 10.07.2007 tarihinde işlediği, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 25.12.2015 tarihinde verilip 22.02.2016 tarihinde kesinleştiği, 07.01.2018 tarihinde yeniden suç işlediği, zamanaşımının 5271 sayılı CMK’nin 231/8-son cümlesi gereğince 22.02.2016 ilâ 07.01.2018 tarihleri arasında durduğu, deneme süresinde işlenen suç tarihi olan 07.01.2018 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlediği, zamanaşımını kesen son işlemin sanığın savunmasının alındığı 07.04.2009 olduğu anlaşılmakla; durma süresi de gözetildiğinde 22.02.2019 tarihinde 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereğince 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.10.2020 tarihli ve 2020/12 Esas, 2022/280 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanık hakkında
açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi