Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/6612 E. 2006/8957 K. 20.07.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6612
KARAR NO : 2006/8957
KARAR TARİHİ : 20.07.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 21.03.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.12.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 442 sayılı Köy Kanununa bazı hükümler ilave edilmesine dair 3367 Sayılı Yasa hükümlerince yapılan tahsise dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava kabul edilmiş, kararı davalı … temyiz etmiştir.
Gerçekten, 3367 Sayılı Yasayla 442 Sayılı Köy Kanununa eklenen ek 13.madde hükmü uyarınca köyde ikamet eden ve o köyün nüfusuna kayıtlı evi bulunmayan ihtiyaç sahiplerine tahsisi suretiyle önce Köy Tüzel Kişiliği adına tescil edilen taşınmazların rayiç bedeli karşılığı satılmaları olanaklıdır. Yasa gereğince çıkartılan Köy Yerleşme Alanı Uygulama Yönetmeliğinde de benzer hükümler bulunmaktadır. Sözü edilen yönetmeliğin 12.maddesinde 3367 Sayılı Yasaya göre Köy Yerleşme Alanında üretilen arsaların kimlere satılabileceği gösterilmiştir. Yönetmeliğin 12.maddesinde köyün somut olayda olduğu gibi, elektrik borçlarını karşılamak üzere davalıya veya bir başkasına arsa satmak suretiyle gelir elde etmesine olanak sağlayan bir hüküm yoktur. Açıkçası davalılardan Köy Tüzel Kişiliğinin 17.07.2003 tarihinde diğer davalı …’e yaptığı temlik işlemi yolsuzdur. Köy gibi dar bir alanda ikamet eden gerçek kişilerin yetkili kurulun satıştan önce aynı parseli 27.03.2002 tarihinde davacıya tahsis işlemini davalı …’in bilmemesi de düşünülemez. Dolayısıyla, davacının Türk Medeni Kanunun 1023.maddesinden yararlanma olanağı yoktur. Bütün bu açıklamalara göre davalı …’in diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
Davacıya 16 parselin tahsisinden önce yine 3367 Sayılı Yasa Kapsamında 5 parsel sayılı taşınmazda önce tahsis sonra adına tescil edilmiştir. 27.03.2002 tarihinde sonradan yapılan 16 parselle ilgili tahsis önceden yapılan 5 parsel mülkiyetinin iadesi koşuluna bağlandığından davalı Köy Tüzel Kişiliği buna dayanarak 5 parsel sayılı taşınmazın geri alınması için ayrı bir dava açabilir.
3367 Sayılı Yasanın uygulanması hakkındaki yönetmeliğin 9.maddesinde arsa bedellerinin hangi yöntemle tespit edileceği, 13.maddesinde ise saptanan bedellerin Köy Sandığına yatırılması gerektiği hükme bağlanmıştır. Başka bir deyişle 16 parselin davacı adına tescili, arsa bedelinin onun tarafından ödenmesi koşuluna bağlıdır. Davacı, 16 parsel sayılı taşınmazın mahkemece yönetmeliğin 9.maddesi doğrultusunda belirlenecek bedelini davalı Köy Tüzel Kişiliği Köy Sandığına ödemeden talep edemez. Taraflar arasında bu bedelin önceden ödenmediği çekişme konusu olmadığından mahkemece keşif suretiyle 16 parselin bedeli bilirkişiye hesaplattırılmalı, bu bedel davacıya depo ettirilerek, istem hüküm altına alınmalıdır. 16 parselin bedeli davacıya ödetilmeksizin adına tescili yasaya aykırı olmuş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 20.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.