YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9977
KARAR NO : 2007/14661
KARAR TARİHİ : 21.11.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.6.2005 gününde verilen dilekçe ile kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; tapu iptali tescil isteğinin reddine, tazminat isteminin kabulüne dair verilen 21.3.2007 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 20.11.2007 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av. … geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 9.6.2004 tarihli sözleşme ile kazanılan kişisel hakka dayalı mülkiyet aktarımı, ikinci kademedeki istem ise tazminat taleplerine ilişkindir.
Davalılar davacıya satışı yapılan bağımsız bölümün iddia edildiği gibi 5 numaralı değil 3 numaralı olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tescil talebine ilişkin dava red edilmiş, tazminat istemi hüküm altına alınmıştır.
Hükmü davacı temyiz etmiştir.
4822 sayılı Kanununla değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanununun 3.maddesi ( c) bendi ile konut ve tatil amaçlı taşınmaz mallar da Tüketicinin Korunması Kanunun kapsamına alınmıştır. Dava konusu taşınmaz konut niteliğindedir. Anılan yasanın (e) bendindeki tanıma göre tüketici: bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek veya tüzel kişiyi, (f) bendindeki tanıma göre de satıcı: kamu tüzel kişileri dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetler kapsamındaki tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri ifade eder. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanununun 23.maddesi hükmüne göre de, bu kanun uygulaması ile ilgili çıkacak her türlü ihtilaflara Tüketici Mahkemelerinde bakılması gerekir.
Somut olayda da; davacı, davalılar arasındaki biçimine uygun düzenlenen 19.11.2002 tarihli arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca yükleniciye bırakılması gereken 5 numaralı bağımsız bölümün kendisine yüklenicinin temlik ettiğini ileri sürerek mülkiyetin tescili talebinde bulunmuştur. Davacının isteminin dayanağı davalılar arasındaki 19.11.2002 günlü sözleşme olup, davalı … bu sözleşmede yüklenici sıfatı ile yer almıştır. Bu hali ile 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanununun 23. maddesi hükmünce uyuşmazlığın incelenme yeri genel mahkemeler değil, özel mahkeme olan Tüketici Mahkemesidir.
Mahkemece tüm bu anlatılanlar ve kamu düzeninden olan görev hususu resen gözetilerek o yerde ayrı bir Tüketici Mahkemesi varsa çekişmenin Tüketici Mahkemesinde görülmesi aksi halde davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılması yerine çekişmenin esası hakkında hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine yer olmadığına, 500.00 YTL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 21.11.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.