Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2021/5247 E. 2022/4932 K. 24.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5247
KARAR NO : 2022/4932
KARAR TARİHİ : 24.10.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hüküm davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı … vekili Avukat … ile davalı S.S. … Konut Yapı Koop. temsilcisi … ve Avukat … geldiler. Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı … ile 17.07.2003 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladıklarını, …’nin sözleşmeden doğan yükümlülükleri davalıya devrettiğini, aradan geçen uzun zamana rağmen inşaatın tamamlanmadığını, yapılan kısımda ise bir çok hata olduğunu ileri sürerek, sözleşmenin feshine, binaların kal-ine ve eski hale getirilmesine, yıkım bedelinin tespiti ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, inşaatın %80 oranında tamamlandığını, bir takım eksiklikleri olduğunu davacı tarafın yardımcı olmaması nedeniyle tamamlanamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile sözleşmenin geriye etkili olarak feshine, yapılan binanın kal-ine ve eski hale getirilmesine, yıkım bedeli olarak 5.000,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizin (kapatılan 23. Hukuk Dairesinin) 11.06.2018 tarih ve 2016/8211 E., 2018/3606 K. sayılı ilamıyla sözleşmenin geriye etkili feshine yönelik temyiz itirazlarının reddi ile diğer temyiz itirazları incelenmeksizin, yeniden bir bilirkişi raporu aldırılarak binanın ekonomik değerinin kalmamasının sebebinin açıklanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davacı arsa sahibine ait olacak blokların tamamlandığı, davacının arsa sahibi olarak taşınmazda tasarruf hakkına sahip olmasına rağmen blokların kendisine teslim edilmeksizin başkalarınca kullanılmasına sessiz kalarak teslimi istemek yerine sözleşmenin feshini ve binaların kal’ini istemesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı, davacıya ait blokların kal’ini gerektirici neden bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Dava, taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshi, kal ve eski hale getirme ile tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece bozma öncesi tüm talepler yönünden davanın kabulüne dair verilen kararın, davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, sözleşmenin geriye etkili feshi yönünden temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş olmakla bu hususta davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Mahkeme, Yargıtayca bozma kapsamına alınmayan konuda farklı bir karar veremez. Bu durumda sözleşmenin geriye etkili feshi talebi yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeye göre talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 24.10.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.