Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/7360 E. 2006/8397 K. 12.07.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/7360
KARAR NO : 2006/8397
KARAR TARİHİ : 12.07.2006

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 08.12.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 20.03.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı, 28.01.1980 tarih ve 2 numaralı tapu kaydına tutunarak, bu tapu ile satın aldığı taşınmaz payının kodastroda 37 parsel içerisinde kaldığını belirtmiş ve 37 parselden 150 m2’ye tekabül eden hissenin davalı tapusundan iptali ile adına tescilini istemiştir. Davalı ise, taşınmazın tamamını 19.08.1997 tarihinde yapılan satışla kazandığını ve iyiniyetli bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuş, mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya konu 173 ada 37 parselin davacının dayandığı 28.01.1980 tarih 2 sıra numaralı tapu kaydının revizyonu olduğu hususunda bir uyuşmazlık yoktur. Davacı belirtilen bu tapu kaydına göre taşınmazda 180/500 paya sahiptir. Taşınmazın bulunduğu bölgede 1995 yılında kadastro uygulaması yapılmış, uyuşmazlık konusu parselin tutanağı 11.11.1995 tarihinde tespit edilmiş ve tutanak 11.04.1996 tarihinde kesinleşmiştir. Tutanağın edinme sebebi başlıklı bölümünde davacı …’nun 180/500 payını 1981 yılında Bekir Kuşçu’ya sattığı belirtilmek suretiyle, davacı adına bir mülkiyet payına yer verilmemiştir. İddianın ispatı bakımından 31.01.2006 tarihinde davacı vekilince tanık listesi verildiği anlaşılmaktadır. Tanıkların hangi amaçla dinletileceği hususuda iki numaralı oturumda zapta geçirilmiş olan bilgi, davacının ya da vekilinin imzasını taşımadığına göre bu tanıkların keşif yerinde dinlenerek davalının taşınmazı satın aldığı tarih itibariyle bu parselde davacıya ait bir hak ya da payın bulunup bulunmadığı konusunda bilgileri sorulup Türk Medeni Kanunun 1023. maddesinde tanımı yapılan iyiniyetle mülkiyet kazanıp kazanmadığının açıklığa kavuşturulması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, tanıkların dinlenmelerinde bir yarar görülmediği kanaati ile mevcut delil durumuna göre davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 12.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.