YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8301
KARAR NO : 2007/9187
KARAR TARİHİ : 11.07.2007
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.6.2005 gününde verilen dilekçe ile kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19.4.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davada, davalılar arasındaki arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca davalı yükleniciye bırakılan bağımsız bölümün yükleniciden satın alındığı iddiası ile tescili istenmiştir.
Mahkeme davanın kabulüne karar vermiş, hükmü davalı yüklenici … vekili temyiz etmiştir
H.U.M.K.73.maddesi gereğince; mahkeme davalı tarafı, dinlemek ve savunmasını bildirmek için kanuni şekillere uygun olarak davet etmedikçe, hükmünü veremez. Buna göre, bir davada davalı tarafa Anayasa ile güvence altına alınmış olan savunma hakkını kullanma imkanı verilmelidir. Savunma hakkını kullanma imkanının verilmesi, ona dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi ile olur. Somut olayda, davalı arsa malikleri … ve …’a çıkarılan dava dilekçesi tebligatının adreste tanınmadıklarından bahisle bila tebliğ iade edilince, bu kez davalılar arasındaki 7.7.2004 tarihli arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinde yazılı adrese Tebligat Kanununun 35.maddesine göre tebliğ yapılmak suretiyle davaya devam olunarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Tebligat Kanunun 6.6.1985 tarih 3320 sayılı yasanın 12 maddesi ile değişik 35 maddesinin 4. fıkrasında “ Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, taraflar arasında yapılan, imzası resmi merciler önünde ikrar olunmuş sözleşmelerde belirtilen adresler ile kamu kurum ve kuruluşları ve ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına, ticaret sicillerine ve esnaf ve sanatkarlar sicillerine verilen en son adreslerdeki değişiklikler hakkında da bu madde hükmü uygulanır “ hükmü öngörülmüştür. 7.7.2004 tarihindeki sözleşme davacı ile davalılar arasında yapılmadığından ve ayrıca arsa maliklerinden …’ın sözleşmede doğum tarihinin 1997 olarak yazıldığı ve onun adına velayeten anne ve babasının sözleşmeyi imzalaması karşısında reşit olmayan kişiye yapılan tebligatın usulüne uygun olduğunu kabule olanak yoktur.
Davalı arsa maliklerine dava dilekçesinin bu şekilde tebliği usulsüz olup, savunma hakları kısıtlanmıştır. Bu nedenle, davalı arsa maliklerine dava dilekçesi Tebligat Kanunu ve Tüzüğüne uygun tebliğ edilerek usulen taraf teşkili sağlanmalı ve delilleri toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, usulünce taraf teşkili sağlanmadan işin esasına girilerek istemin hüküm altına alınması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, istek halinde temyiz harcının yatırana iadesine, 11.7.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.