Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/8004 E. 2022/12611 K. 30.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8004
KARAR NO : 2022/12611
KARAR TARİHİ : 30.11.2022

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Davacı üçüncü kişi, üçüncü kişi şirketin borcun doğumundan çok önce kurulduğunu, borçlu şirketle hiçbir bağının bulunmadığını iddia ederek davanın kabulünü istemiştir.
Davalı alacaklı, borçlu ile üçüncü kişi ortakları arasında organik bağ olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı şirketin şubesi ile davalı borçlunun sicilde kayıtlı adresinin aynı adres olduğu, yetkililerinin baba oğul olduğu, her iki şirketin faaliyet alanlarının aynı olup isimlerinin dahi çok yakın olduğu, bu haliyle davacı 3. kişi ile davalı borçlu şirket arasında organik bağ bulunduğu, yasal karinenin borçlu dolayısıyla alacaklı lehine olduğu, hacze konu 1 adet … De Wiele marka 6-8393001 seri nolu halı dokuma makinesi dışındaki makinelere ait mal alış faturalarının davacının ticari defterlerinde yer aldığı, bunlara dair ödemenin de çek keşide etmek suretiyle yapıldığı, bu nedenlerle davacının bu makineler yönünden karinenin aksini ispat ettiğinin kabulü gerektiği, davacının 1 adet … De Wiele marka 6-8393001 seri nolu halı dokuma makinesi üzerinde kiracı sıfatı bulunduğundan bu makine yönünden davanın reddi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı üçüncü kişi ve davalı alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, haciz hem borçlu hemde 3. kişinin şube adresinde yapıldığından ispat yükünün 3. kişide olduğu, bir kısım malların 3. kişiye ait olduğunun ispatının usulüne uygun olarak tutulmuş ticari defter kayıtları ile sağlandığı, hacze konu 1 adet … De Wiele marka 6-8393001 seri nolu halı dokuma makinesi üzerinde kiracı sıfatı bulunduğundan bu makine yönünden davanın reddi gerektiği gerekçesi ile ile davalının ve davacının istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar davacı üçüncü kişi ve davalı alacaklı tarafından temyiz edilmiş, mahkemece, 15.3.2022 tarihli ek karar ile, davacı vekilinin temyiz harcının tamamlatılması hususunda yazılan muhtıraya rağmen temyiz harcının tamamlanmaması nedeniyle temyiz talebinden vazgeçilmiş sayılmasına karar verilmiş, ek karara karşı davacı taraf temyiz isteminde bulunmamıştır.
Mahkemenin 15.3.2022 tarihli ek kararı ile, Davalı vekilinin temyiz harcının tamamlatılması hususunda yazılan muhtıraya rağmen temyiz harcının tamamlanmaması nedeniyle temyiz talebinden vazgeçilmiş sayılmasına karar verilmiş, ek karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir.
01.11.2005 gün ve 25983 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5411 sayılı Kanunun “Fon ve faaliyet izni kaldırılan bankalara ilişkin malî istisnalar” başlığını taşıyan 140. maddesinin 1 ve 3 üncü fıkralarında; Fon’un her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olup, borçlu tarafından ödenmesi gereken tahsil harcı dahil her türlü vergi, resim, harç ve masrafların, Fon alacağından mahsup edilemeyeceği düzenlenmiştir. Aynı Kanunun 140/9. maddesinde de; “Fon bankaları,…. alacaklarının tahsilini teminen yapacakları her türlü işlem, dava ve icra takipleri,…. her türlü vergi, resim, harç ve fonlar ve 2548 sayılı Ceza Evleriyle Mahkeme Binaları İnşası Karşılığı Olarak Alınacak Harçlar ve Mahkumlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında Kanunun 1.maddesi hükmünden istisnadır” hükmü yer almaktadır.
5411 sayılı Bankacılık Kanununun 3. maddesi hükmünde ise; Bu Kanunun uygulanmasında; Fon Bankası: Mülga 3182 sayılı Bankalar Kanunu ve bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 4389 sayılı Bankalar Kanunu ve bu Kanun uyarınca temettü hariç ortaklık hakları ile yönetimi ve denetimi Fona intikal eden bankalar ile Fonun çoğunluk hissesine sahip olduğu bankaları ifade etmektedir.
Alacaklı Asya Katılım Bankası A.Ş.’nin, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun 29.05.2015 tarih ve 6318 sayılı kararı ile, temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilmiş olması nedeniyle, anılan banka, 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 3. maddesi hükmü kapsamında Fon bankası niteliği taşıdığından, aynı Kanunun Fon Bankaları lehine getirmiş olduğu tüm istisnalardan yararlanma hakkına sahiptir.
Bu durumda, Mahkemece, davalı alacaklı Bankanın harçtan muaf olduğu gözetilmeksizin temyiz harcının tamamlanması için muhtıra çıkartılması ve muhtıraya rağmen harç tamamlatılmadığından davalı alacaklının temyiz talebinden vazgeçilmesine karar verilmiş olması doğru olmadığından davalı alacaklı açısından ek kararın kaldırılmasına karar verilmiş, esasa ilişkin itirazların incelenmesine geçilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
Dava konusuz haciz, borçluya ödeme emri tebliğ edilen adreste yapılmış olup borçlu haczin yapıldığı adresten 7.11.2014 tarihinde ayrılmış olup davacı 3. kişi ise 4.11.2014 tarihinde faaliyete başlamış, ticaret sicil kayıtlarına göre haciz tarihi itibariyle üçüncü kişi şirketin adresinin farklı olduğu görülmüştür. Ayrıca, çeklerin ileri tarihli olarak düzenlenmesi ticari yaşam içinde sıklıkla karşılaşılan bir durum iken takip dayanağı çek 5.2.2015 tarihli olup, 3. kişi şirket ise 4.11.2014 tarihinde kurulmuştur. Ticaret sicil kayıtlarına göre 3. kişi şirketin tek ortağı … olup yetkilisi temsicisi ise …’dir. Borçlu şirketin ortakları ise … ve … olup 3. kişi ortağı …’in, borçlu şirketin ortağı …’in oğlu olduğu anlaşılmakla borçlu ile 3. kişi şirket ortakları arasında organik bağ olduğunun kabulü gerekir. Bunun yanında, borçlu ile 3. kişi şirketin ünvanlarının çok benzer olduğu, faaliyet alanlarının aynı olduğu da görülmüştür. Buna göre, İİK’nın 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Bu yasal karinenin aksinin davacı 3. kişi tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir.
Davacı 3. kişi tarafından sunulan, isteyen her kişi adına düzenlenmesi olanaklı ve ayırt edici niteliği bulunmayan ve borçlu tarafından 3. kişi adına düzenlenmiş faturalar, yasal karinenin aksini ispata yeterli görülmemiştir. O halde, Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular
gözönüne alınarak, davanın reddi yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile kabulüne yönelik hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile, yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca, istinaf talebinin esastan reddine ilişkin Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nin 3.11.2021 tarih, 2021/1990 E., 2021/2350 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, Gaziantep 1. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 11.3.2021 tarih, 2019/264 E. – 2021/156 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 30.11.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.