YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3930
KARAR NO : 2006/5226
KARAR TARİHİ : 04.05.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.5.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.1.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Tapu Sicil Müdürlüğüne yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.
3-Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Davacı 592 parsel sayılı taşınmazda “… ….” olarark geçen malik isminin “…..” olarak düzeltilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
Mahkemece, yukarıda değinilen ilkeler doğrultusunda tapu ve dayanakları incelenmiş, nüfus müdürlüğü ve Cumhuriyet Savcılığı aracılığı ile araştırma yapılmıştır. Bu araştırmalar sonucu taşınmazın …. kızları …, … …. ve …..’nin iken paylaşımla …. adına tespiti yapılmış ancak malik sütununa ….. olarak yazılmıştır. Taşınmazın ….. adına tespit edildiği ve kaydın düzeltilmesi gerektiği çekişmesizdir. Ancak, davacının miras bırakanı .. ile kayıt maliki ….. arasında bağlantı sağlanamamıştır.
Mahkemece, kayıt malikinin anne baba ve kardeşlerini gösteren nüfus aile kayıt tablosunun getirtilmesi, davacının annesi ….. ile kayıt maliki arasında bağlantının kurulması aynı kişi ise davanın o zaman kabulüne karar verilmesi gerekirken bu yönde inceleme yapılmadan sonuca gidilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, 4.5.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.