Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2005/11685 E. 2006/2253 K. 02.03.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/11685
KARAR NO : 2006/2253
KARAR TARİHİ : 02.03.2006

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 8.11.2002 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.9.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, geçit hakkı kurulması isteğine ilişkindir.
Davacı, adına kayıtlı 940 parsel numaralı taşınmazın genel yol ile bağlantısının bulunmadığını belirterek geçit hakkı kurulması isteğinde bulunmuştur. Yapılan yargılama sonucunda 940 parsel lehine 941 parselden geçit hakkı kurulmasına dair verilen karar, davalının temyizi üzerine Dairemizin 30.11.2004 tarih 2004/4488 E. 2004/8324 K. Sayılı ilamı ile; aleyhine geçit hakkı kurulan taşınmaz hakkında usulünce açılmış bir dava bulunmadığı gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemece bozma kararında belirtilen eksiklikler giderilmiş ve en uygun seçeneğin 941 parselden belirlenen yol olduğu gerekçesi ile geçit yine bu parselden kurulmuştur.
Hüküm, 941 parsel maliki olan … tarafından temyiz edilmiştir.
Geçit hakları kurulurken tarafların yarar ve zarar dengesi, fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesine göre belirlenmeli, genel yola çıkmak için davacının ihtiyacını karşılayacak birden fazla seçenek varsa mutlaka ona en yararlı ve an az masraflı olacak yerden değil, geçit hakkı vermekle yükümlü olanlardan da en az zarar görecek olanın veya olanların da durumu dikkate alınarak ulaşılacak sonuca göre geçit gereksinimi karşılanmalıdır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi rapor ve krokisinde en kısa yol olarak belirlenen yerin, en uygun seçenek olduğu gerekçesi ile 941 parselden geçit hakkı kurulmasına karar verilmiş ise de; diğer alternatiflerin bulunduğu parsellerden geçit hakkı verilmesine engel bir durum olmadığı gibi diğer parsellere göre daha küçük olan 941 parselden geçit hakkı verilmesi yukarıda içeriği açıklanan fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesine aykırı olup bozma nedenidir.
Hüküm altına alınan geçit bedeline gelince;
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu uyarınca, bir davanın açıldığı tarihteki koşullara göre irdeleneceği kuşkusuzdur. Bu nedenle, geçit hakkı davalarında geçit bedelinin dava tarihine göre belirlenmesi genel kuraldır. Ancak, bir davanın yıllarca sürdüğü olgusu karşısında, geçit davalarında fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesinin egemen olduğu da gözetildiğinde, geçit için öngörülen tam bedelin, dava tarihine göre saptanması, mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağdur edilmesine yol açabilir. Kaldı ki, davacı yanın yargılamayı uzatmaya yönelik tutum içerisine girmesine de neden olabilir.
Belirtilen nedenle geçit bedelinin, dava tarihi ile hüküm tarihi arasında geçen süre dikkate alınmaksızın dava tarihi itibarıyla belirlenen bedel üzerinden hüküm altına alınması içeriği az yukarıda açıklanan nedenlerle doğru görülmediğinden karar bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının yatırana geri verilmesine 2.3.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.