YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/541
KARAR NO : 2006/2270
KARAR TARİHİ : 02.03.2006
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22.4.2005 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine ilişkin şerhin kaldırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.11.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava; taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesinin tapuya şerhinden itibaren beş yıl geçtiği halde satış akti yapılmadığından bahisle verilen şerhin terkini istemi ile açılmış, Mahkemece istem hüküm altına alınmış, kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerçekten, 2644 Sayılı Tapu Kanununun 26. maddesi hükmünce; noterlerde biçimine uygun düzenlenen gayrımenkul satış vaadi sözleşmelerinin taraflarından birinin talebi üzerine gayrımenkul siciline şerh olanağı vardır. Somut olayda; 16.11.1990 tarihli gayrımenkul satış vaadi sözleşmesi tapuya 2.11.1993 tarihinde şerh edilmiştir. Tarafların şerh tarihinden itibaren beş yıl geçtiği halde satış işlemi yapılmadığından da bir uyuşmazlıkları yoktur. 2644 sayılı Tapu Kanununun 26/5. maddesi uyarınca şerhten itibaren beş yıl içerisinde satış yapılmazsa gayrımenkul siciline verilen şerhin tapu sicil muhafızı veya memuru tarafından re’sen terkin olunması gerekir. Ancak; yasanın bu hükmünün Tapu Sicil Tüzüğünün 78/4. maddesi karşısında terkinin tapu sicil müdürlüğü veya memurunca re’sen yapılacağı şeklinde anlamamak, terkin işleminin taşınmaz mal malikinin istemesi üzerine yapılabileceği şeklinde yorumlamak gerekir. Başka bir anlatımla, söylemek gerekirse, Tapu Kanununun 26. maddesine dayanılarak şerhi kaldırılacak olan merci mahkeme değil taşınmaz mal malikinin istemesi üzerine Tapu Sicil müdürü veya memurudur. Böyle olunca yasanın idari bir makamı görevlendirdiği konuda bu işin yerine getirilmesi mahkemeden dava yoluyla istenemez. (HUMK. Madde 7) Davanın açıklanan bu nedenle reddi yerine istem hüküm altına alındığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının yatırana geri verilmesine, 02.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.