Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/3312 E. 2022/7303 K. 24.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3312
KARAR NO : 2022/7303
KARAR TARİHİ : 24.10.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Nizip 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 24.10.2018 tarih ve 2017/403 E- 2018/1034 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kısmen kabulüne dair Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 03.02.2021 tarih ve 2019/672 E- 2021/166 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ve davalının arasında uzun yıllardır ticari ilişkinin olduğunu, yazılı bir anlaşmalarının olmadığını, son olarak 2015 yılının haziran ayında davacının davalıyı arayarak 286.000.-TL bedelli mercimek almak istediğini beyan ettiğini ve 16.06.2015 ve 27.08.2015 tarihlerinde davalının pos cihazından davacının kredi kartıyla toplamda 286.000.-TL’nin çekildiğini, yapıldığını, ancak bedelin ödenmesine rağmen davalı tarafından malların gönderilmediğini, bu nedenle gönderilen bedelin davalıdan tahsili için genel haciz yoluyla takip başlatıldığını, ancak davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takip konusu borcun faiziyle ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile 02.07.2015 tarihinde mahsuplaşıldığını, bu hususun davacının kayıtlarında da yer aldığını, davalının davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının kredi kartı ödemelerini ispatlamasının gerektiğini belirterek davanın reddine ve %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, davada ispat yükünün davacıda olduğu, davacının taraflar arasındaki ticari ilişkiyi, davalıya takibe konu ettiği tutarda ödeme yaptığını, yaptığı ödemenin avans olarak ödendiğini ve mercimeklerin teslim edilmediğini ispat etmekle yükümlü olduğu, nitekim 6098 sayılı TBK’nın 207/2. maddesinde “Sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdür.” düzenlemesine yer verildiği, tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verildiği, davalı 2013, 2014, 2015 yıllarına ilişkin defterlerinin zayi olduğuna dair mahkeme kararı sunduğu, davacının ticari defterleri üzerinde inceleme yapıldığı, yapılan inceleme neticesinde tanzim edilen raporda da davacının kendi kayıtlarında da alacaklı görünmediğinin tespit edildiği, bu nedenle davacının davalıya yapılan ödemenin avans ödemesi olduğunu, mercimeklerin teslim edilmediğini ispat edemediği, kötü niyet tazminatının koşullarının ise bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince, Dosya kapsamı ve bilirkişi raporuna göre, davacının mercimek ön siparişi karşılığında kredi kartıyla toplam 286.000,00 TL ödeme yaptığı, bu ödeme karşılığında davalının davacıya 02.07.2015 tarihli fatura ile toplam 250.278,00 TL tutarında mercimek teslim ettiği, faturanın davacının defterinde kayıtlı olduğu, bu tutardaki malın teslim edilmediğini davacının ispatlaması gerektiği, ancak bu yönde bir ispat olmadığı gibi davacının kesin delil olan yemin deliline de dayanmadığı, bakiye 35.722,00 TL ödemeye ilişkin davalının mercimek teslim ettiğini ispatlayamadığı, bu durumda davanın 35.722,00 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu, ayrıca takip talebinde yıllık %10.50 oranında ticari temerrüt faizi talep edilmiş olup, bu oranı aşmamak üzere ticari faize hükmedildiği ve alacağın likit olması nedeniyle davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedildiği gerekçeleriyle davacının istinaf talebinin açıklanan gerekçeye göre kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davanın kısmen kabulüne, davalının takibe yapmış olduğu itirazın 35.722,00 TL asıl alacak yönünden iptali ile, takibin bu miktar üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren ticari faiz yürütülmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden, HMK’nın 6763 sayılı Kanun’un 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi hükmüne göre, Bölge Adliye Mahkemelerinin miktar veya değeri 40.000,00 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin verdiği kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Bu miktar, HMK’nın Ek 1. maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm tarihi itibariyle 78.630.-TL’dir. Davalı aleyhine hükmolunun ve davalının temyizine konu olan tutar 35.722.-TL olup yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığı anlaşılmaktadır. HMK’nın 366. maddesi delaletiyle kıyasen uygulanması gereken aynı kanunun 346/2. maddesi hükmü uyarınca, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte, Yargıtay tarafından da bu yolda karar verilebileceğinden, davalı vekilinin kesin olan karara yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden, ilk derece mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalının Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükme yönelik temyiz isteminin REDDİNE (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 24/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.