Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/2420 E. 2022/13628 K. 21.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2420
KARAR NO : 2022/13628
KARAR TARİHİ : 21.12.2022

Adalet Bakanlığının, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkındaki Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/02/2020 tarihli ve 2019/682 esas, 2020/97 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 08/02/2022 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A-) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Şüpheli … hakkında, 28/05/2019 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından yapılan soruşturma sonucunda, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 04/07/2019 tarihli ve 2019/50140 soruşturma, 2019/18229 esas, 2019/15045 sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 53. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesine doğrudan kamu davası açıldığı,
2- Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 04/02/2020 tarihli ve 2019/682 esas, 2020/97 sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1. maddesi gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeden kesinleştiği,
3- İncelemeye konu suçun işlenmesinden önce;
a-) Sanığın 05/10/2013 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 21/11/2013 tarihli ve 2013/24307 esas, 2013/9896 sayılı iddianamesi ile Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
b-) Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/11/2014 tarihli ve 2014/288 esas, 2014/349 sayılı kararı ile; sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7/2. maddesi dikkate alınarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 19/11/2014 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği,
c-) Kanun yararına bozma istemine konu Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/02/2020 tarihli kararı ile ihbarda bulunulması üzerine; Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/07/2020 tarihli ve 2020/217 esas, 2020/333 sayılı kararı ile; hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık müdafiinin kararı istinaf ettiği,
d-) Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 29/04/2021 tarihli ve 2020/1498 esas, 2021/797 sayılı ilamı ile, basit yargılama usulünün değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verildiği,
e-) Bozmadan sonra; basit yargılama usulü uygulanarak Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/09/2021 tarihli ve 2021/383 esas, 2021/727 sayılı kararı ile; hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1, 192/3 ve 62/1, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 251/3. maddeleri gereğince 5 ay 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 19/10/2021 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B-) Kanun Yararına Bozma İstemi:
Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;
“Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/02/2020 tarihli ve 2019/682 esas, 2020/97 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, sanık hakkında evvelce 05/10/2013 tarihinde işlemiş olduğu aynı nev’iden suç nedeniyle Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/11/2014 tarihli ve 2014/288 esas, 2014/349 sayılı kararıyla mahkûmiyetine ve 6545 sayılı Türk Ceza Kanun’u ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7/2. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetime tâbi tutulmasına dair kararının 19/11/2014 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 28/05/2019 tarihinde işlediği inceleme konusu suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine yapılan yargılama sonucunda, 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanması ile sanığın 5 ay 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/09/2021 tarihli ve 2021/383 esas, 2021/727 sayılı kararının, itiraz edilmeksizin kesinleştiği nazara alındığında,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/5. maddesinde yer alan, “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki düzenleme ve benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 02/06/2021 tarihli ve 2021/2564 esas, 2021/6714 karar sayılı ilâmında yer alan “…kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince “düşme kararı” verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; … kararının CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA,..” şeklindeki açıklamalar karşısında,
Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/02/2020 tarihli ve 2019/682 esas, 2020/97 sayılı kararına esas 28/05/2019 tarihli incelemeye konu suçun, daha önce Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesince, 6545 sayılı Kanun kapsamında zorunlu olarak verilmiş olan 11/11/2014 tarihli ve 2014/288 esas, 2014/349 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali mahiyetinde bulunduğu ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı cihetle, sanık hakkında düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/02/2020 tarihli ve 2019/682 esas, 2020/97 sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması istenilmiştir.
C-) Konunun Değerlendirilmesi:
Sanık …’nın, 28/05/2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan yargılama sonucunda, Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/02/2020 tarihli ve 2019/682, 2020/97 sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza
Kanunu’nun 191/1. maddesi gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanun’u ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrasında yer alan; “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” amir hükmü ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/5. fıkrasında yer alan, “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki ve 9. fıkrasında yer alan “Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır” şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında;
Somut olayda, sanık hakkında 05/10/2013 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan daha önce Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/11/2014 tarihli ve 2014/288 esas, 2014/349 sayılı kararı ile; sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun’un 85.maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7/2. maddesi dikkate alınarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 19/11/2014 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği, kanun yararına bozma istemine konu Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/02/2020 tarihli kararı ile ihbarda bulunulması üzerine; Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/07/2020 tarihli ve 2020/217 esas, 2020/333 sayılı kararı ile; hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık müdafiinin kararı istinaf ettiği, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 29/04/2021 tarihli ve 2020/1498 esas, 2021/797 sayılı ilamı ile, basit yargılama usulünün değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verildiği, bozmadan sonra, basit yargılama usulü uygulanarak Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/09/2021 tarihli ve 2021/383 esas, 2021/727 sayılı kararı ile; hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1, 192/3 ve 62/1, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 251/3. maddeleri gereğince 5 ay 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 19/10/2021 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 7. maddenin 2.fıkrası uyarınca verildiği, kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile aynı hukuki sonuçları doğuracağı, bu durumda, incelemeye konu suç tarihinin 28/05/2019 olması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle Cumhuriyet Savcısı tarafından yeni bir soruşturmaya konu edilmeyip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye ihbarda bulunması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılarak kamu davası açılması kanuna aykırı olduğundan,
Sanığın, eylemini, Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesince zorunlu olarak verilen ve 19/11/2014 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim
süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanun’la değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçların sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında “düşme kararı” verilip ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
Mahkemesince “düşme” kararı verilip ihbarda bulunulması gerekmekte ise de; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar veren Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/288 esas sayılı dosyasına mahkûmiyet kararı ile birlikte zaten ihbarda bulunulduğu ve ihbar üzerine Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/07/2020 tarihli ve 2020/217 esas, 2020/333 sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına karar verildiği gözetilerek yeniden ihbarda bulunulmayıp yalnızca düşme kararı verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
D-) Karar:
Açıklanan nedenlerle, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, mahkemesince, açılan kamu davasında 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince “düşme kararı” verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/02/2020 tarihli ve 2019/682 esas, 2020/97 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanunun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,
21/12/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.