Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/12631 E. 2022/10103 K. 19.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12631
KARAR NO : 2022/10103
KARAR TARİHİ : 19.12.2022

(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)

Basit yaralama suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a, 29, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 1.500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sanık … hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 25.01.2022 tarihli ve 2021/176 Esas, 2022/6 Karar sayılı kararlarına karşı Adalet Bakanlığının 14.09.2022 tarihli ve 2022/14124 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.11.2022 tarihli ve 2022/123362 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanık …’in annesi olan …’e karşı, sanık …’in de oğlu …’e karşı yaralama eylemlerinden dolayı Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 25.01.2022 tarihli ve 2021/176 esas, 2022/6 sayılı kararı ile adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş ise de; anılan Mahkemenin gerekçeli kararında bahsedildiği üzere sanık …’in müşteki … tarafından evlat edinildiği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/3-a maddesi kapsamında bulunan nitelikli halin uygulanabilmesi için 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 17. maddesinde belirtilen kan hısımlığının arandığı, evlatlığın kan hısımlığını oluşturmadığı gözetilmeden, sanıklar hakkında yazılı şekilde ceza artırımı yapılmasında,
Kabule göre de;
Sanık … hakkında anılan Kanun’un 86/3-a maddesi uyarınca artırım yapılması yerine 86/3-e maddesi gereği artırım yapılmasında isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararların bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:

TÜRK MİLLETİ ADINA

Sanıkların savunmalarına göre sanık …’ın sanık … tarafından tarafından evlat edinildiğinin belirtilmesine göre, sanıkların birbirlerine yönelik işlemiş oldukları kasten yaralama eyleminden dolayı 5237 sayılı TCK’nin 86/3-a maddesi
uyarınca artırım uygulanarak yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmiş ise de, 5237 sayılı TCK’nin 86/3-a maddesinde belirtilen altsoy hısımlığının, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 17. maddesinde belirtilen kan hısımlığı olduğu, evlatlığın ise kan hısımı olmadığı nazara alındığında, sanıklar hakkında TCK’nin 86/3-a maddesinin uygulanma koşulunun oluşmadığı, bu hali ile eylemlerinin şikayete tabi kasten basit yaralama suçuna uyduğu, sanıkların birbirlerinden şikayetçi olmamalarına göre sanıklar hakkında birbirlerine yönelik kasten basit yaralamadan açılan kamu davalarının 5237 sayılı TCK’nin 73/4 ve 73/5. maddesi delaletiyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi gereğince düşmesine karar verilmesi gerekmesi hususunun da kanun yararına bozma sebebi yapılıp yapılmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, takdir hakkı kullanıldıktan sonra diğer kanun yararına bozma isteminin incelenmesine, 19.12.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.