Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2008/3953 E. 2008/4904 K. 10.04.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3953
KARAR NO : 2008/4904
KARAR TARİHİ : 10.04.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.01.2006 gününde verilen dilekçe ile inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali, tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 31.10.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, inanç ilişkisinden kaynaklanan mülkiyet aktarımı istemine ilişkindir.
Davalılardan … davanın reddini savunmuş, diğer davalı … davayı kabul etmiştir.
Mahkemece dinletilen tanık sözlerine dayanılarak istem hüküm altına alınmıştır.
Hükmü davalılardan … temyiz etmiştir.
İnanç sözleşmesi, inananla inanılan arasında yapılan onların hak ve borçlarını belirleyen, inançlı işlemin sona erme sebeplerini ve devredilen hakkın inanılan tarafından kullanılma, yönetilme ve inanana iade şartlarını içeren borçlandırıcı bir işlemdir.
05.02.1947 tarih 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği gibi; inanç sözleşmesi, inanılana bir hakkın kullanılmasında davranışlarını, inananın tespit ettiği amaca uydurmak borcunu yükler. Diğer bir anlatımla; inanan inanılan namına yapılacak bir işlemden sonra, taşınmazın mülkiyetini ona (inanana) geçirme yükümlülüğü altına girmiştir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde bunun dava yoluyla hükmen yerine getirilmesi istenebilir.
İnanç sözleşmesi anılan İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak, yazılı delil ile kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların
imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır. Dairemizin yerleşik uygulamasına göre taraflar kardeş olsalar dahi iddianın tanık sözleriyle kanıtlanma olanağı yoktur.
Fakat; yazılı bir delil bulunmasa da, yanlar arasındaki uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber bunun vukuuna delalet edecek karşı taraf elinden çıkmış (inanılan tarafından el ile yazılmış fakat imzalanmamış olan bir senet veya mektup, makine ile yazılmış olmakla birlikte inanılanın parafını taşıyan belge, usulüne uygun onanmamış, parmak izli veya mühürlü senetler gibi.) yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belge varsa HUMK.nun 292.maddesi uyarınca inanç sözleşmesi “tanık” dahil her türlü delil ile ispat edilebilir.
Açıklanan bütün bu nedenlerle davanın tanık sözlerine değer verilerek yazılı olduğu şekilde kabulü doğru olmamıştır. Kaldı ki, dinlenen tanık sözleri iddiayı kanıtlayacak yeterlilikte de bulunmamaktadır.
Mahkemece bu nedenlerle davalılardan … hakkında açılan davanın reddi yerine onun hakkındaki istemin de hüküm altına alınması doğru olmadığından, karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 10.04.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.