Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/9849 E. 2022/10751 K. 27.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9849
KARAR NO : 2022/10751
KARAR TARİHİ : 27.12.2022

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : CMK’nın 223/2-b maddesi gereğince beraat
Temyiz Edenler : Katılan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vekili, katılan Kültür ve Turizm Bakanlığı vekili

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vekili, katılan Kültür ve Turizm Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Katılan Kültür ve Turizm Bakanlığı vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Katılan Kültür ve Turizm Bakanlığı vekilinin yokluğunda verilen hükmün katılan kurum vekiline 08/02/2022 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, katılan Kültür ve Turizm Bakanlığı vekilinin de hükmü CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süre geçtikten sonra 22/02/2022 tarihinde temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında; 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince temyiz isteminin isteme uygun olarak REDDİNE,
2-Katılan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde ise;
Sanığın, III. derece doğal sit alanı içerisinde bulunan, …, Mahallesi, 1-2 pafta 161 parsel numaralı taşınmaz üzerinde ruhsat eki ve projeye aykırı olarak izinsiz ve kaçak olarak inşaat yaptığından bahisle açılan kamu davası kapsamında, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün 21/07/2014 havale tarihli cevabi yazısı ile, dava konusu taşınmazın bulunduğu alanın doğal sit alanı sınırları içerisinde yer almadığının, … Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün 26/08/2014 havale tarihli cevabi yazısı ile de dava konusu taşınmazın III. derece arkeolojik sit alanı içerisinde kaldığının ve üzerinde tescilli kültür varlığı bulunduğunun belirtildiği anlaşılmakla,
Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan “suçtan zarar görme” kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulunun 11/04/2000 gün ve 65–69, 22/10/2002 gün ve 234–366, 04/07/2006 gün ve 127–180, 03/05/2011 gün ve 155–80, 21/02/2012 gün ve 279–55, 15/04/2014 gün ve 599-190, 28/03/2017 gün ve 214-206 sayılı kararlarında; “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulunun 25/03/2003 gün ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında;
Dava konusu taşınmazın, III. derece arkeolojik sit alanı içerisinde kaldığı anlaşılmakla; Çevre ve Şehircilik Bakanlığının, arkeolojik alanı içerisinde kalan taşınmazlarda izin alınmaksızın gerçekleştirilen müdahaleler nedeniyle açılan davalara katılma ve tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmaması karşısında; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE; 27/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.