Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/8178 E. 2022/9389 K. 23.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8178
KARAR NO : 2022/9389
KARAR TARİHİ : 23.11.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapusuz Taşınmazın Tescili İstemi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davalı Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, ….., ilçesi …..,köyü …… mevkiinde bulunan, 10.11.2019 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği tapusuz taşınmaz üzerinde, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının lehine oluştuğunu ileri sürerek, taşınmazın TMK’ nin 713. maddesi gereğince adına tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece verilen, davanın kısmen kabulüne ilişkin ilk hüküm, davalı Hazinenin temyizi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2002/5732 Esas, 2022/6834 Karar sayılı ilamıyla özetle; “çekişmeli taşınmazın güneyinde Göksu Nehri bulunduğu açıklanarak, kıyı kenar çizgisi araştırmasının yapılması, 1980’li yıllarda DSİ tarafından yapılan ıslah çalışması sonucu bu yerin oluştuğu ifade edildiğinden ıslah çalışmasının hangi tarihte yapıldığının, komşu parsellerle denetlenmek suretiyle imar ihya olgusunun ve 3402 sayılı Kanun’un 17. maddesindeki koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin saptanması ve sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda verilen, davanın kısmen kabulüne, 16.05.2011 tarihli fen bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 227,82 m2 ve (C) ile gösterilen 155.22 m2 yerlerin davacı adına kayıt ve tesciline, (B) ile gösterilen yerle ilgili karar kesinleştiğinden esas ilişkin karar verilmesine yer olmadığına ilişkin ikinci hüküm, davalı Hazinenin temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 07.03.2013 tarih ve 2012/13136 Esas, 2013/2324 Karar sayılı ilamıyla; “Mahkemece bozma ilamına uyularak DSİ Genel Müdürlüğünden ıslah çalışmasının ne zaman yapıldığının sorulduğu, DSİ Genel Müdürlüğünden gelen yazı cevabında, Göksu Nehrinde geçmiş yıllarda meydana gelen taşkınların önlenmesi amacıyla 1989 yılında seddenin yapıldığının, 2002 yılında da sedde onarım çalışmalarının olduğunun bildirildiği, yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına göre, çekişmeli yerin daha önce sular altında olduğunun, 1980’li yıllarda DSİ tarafından yapılan ıslah çalışmaları sonucu tarla olarak kullanılmaya başlandığının anlaşıldığı açıklanarak, seddenin yapıldığı 1989 yılından davanın açıldığı 10.11.1999 tarihine kadar Medenî Kanunun 713. maddesi gereğince taşınmazın tescili için aranan 20 yıllık zilyetlik şartının gerçekleşmediği gözetilmek suretiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olmasının isabetsizliğine” değinilerek bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davalı Hazine tarafından vekalet ücretine ilişkin olarak temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mahkemece bozma gereklerine uygun biçimde hüküm verildiğine göre, yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 23.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.