YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9096
KARAR NO : 2007/10456
KARAR TARİHİ : 20.09.2007
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 08.12.2004 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11.04.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı, 2806 parsel sayılı taşınmazının genel yola bağlantısı bulunmadığından taşınmazı yararına geçit hakkı kurulmasını istemiştir.
Mahkemece davalıya ait 2807 parsel sayılı taşınmaz üzerinden davacı taşınmazı yararına geçit hakkı kurulmasına karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davalının sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dava Türk Medeni Kanununun 747 (Önceki Medeni Kanununun 671) maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulmasına ilişkindir. Ülkemizde arazi düzenlemesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilememesi geçit davalarının nedenidir.
Saptanan geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel taşınmazın niteliğine uygun atanacak bilirkişiler aracılığı ile objektif kriterler esas alınarak belirlenmelidir. Saptanacak bedel hükümden önce mahkeme veznesine depo ettirilmeli, şayet dava tarihi ile hüküm tarihi arasında taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmişse dava tarihine göre belirlenen bedelin ödenmesine
karar verilmesi halinde, mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olunacağı durumlarda hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak davranışları önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmalıdır.
Dava 08.12.2004 tarihinde açılmış, geçit bedeli dava tarihindeki değerler esas alınarak belirlenmiştir. Dava tarihi ile hüküm tarihi arasında taşınmazın değerini etkileyebilecek uzunca bir zamanın geçtiği gözetilerek yeniden keşif yapılıp geçit bedeli saptanmalı, davacıya bu bedel depo ettirilerek istem hüküm altına alınmalıdır. Mahkemece yukarıda açıklanan yönler göz ardı edilerek özellikle komşular arasındaki fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi dışına çıkılarak hüküm kurulmuş olması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentteki nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 20.09.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.