Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/5106 E. 2022/10846 K. 28.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5106
KARAR NO : 2022/10846
KARAR TARİHİ : 28.12.2022

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme

Taksirle öldürme suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler sanıklar müdafileri ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre, olay günü … köyü … mevkiinde … firması adına çalışan işçilerin enerji nakil hattı tel çekimi işini yaptıkları, çalışma yapılan 28-29 nolu direkler arasından çalışma sırasında enerjili durumda olan 154 kW’lık enerji nakil hattı geçtiği, ölenin direğin dibinde ölçüsü alınan iletkene pres işlemi yaparken, diğer işçilerin traktörle iletkenin sehimi alınması için teli kaldırdıkları sırada işlem yapılan iletkenin 154kW’lık enerjili iletkene temas etmesi veya çok yaklaşılması sonucu …’ün elektrik akımına kapılarak öldüğü, olay yerinde çalışan tanık işçilerin alınan beyanlarında 16 gündür … Elektrik şirketi adına … Barajından … kasabasına YG hattı çektiklerini beyan ettikleri, sanık …’in … şirketinin yetkilisi, sanık …’ın şirketin elektrik mühendisi şantiye şefi olduğu, sanık …’ın ise mahkemece çalışan ekibin başı olarak kabul edildiği,
Hazırlık aşamasında elektrik mühendisi bilirkişinin mahallinde keşif yaparak düzenlediği raporda, olay tarihinden önce 13.09.2012 tarihli tadil edilen projede, 154kW’lık enerji nakil hattının 30-31 nolu direkler arasında yatay profilde görüldüğünü, dikey profilde görünmediğini, uygulamada ise iki hattın 28 – 29 nolu direkler arasında kesiştiğini; profilde ve projede hatalar olduğunu tespit etmekle, enerji nakil hattının yapım safhasında proje hazırlandıktan sonra güzergahın şantiye şefi ve ekip şefiyle birlikte gezilmesi, projenin uygunluğu ve varsa sorunların tespit edileceğini, direklerin dikilmesinden sonra tel çekilmesine başlanmadan önce varsa kesişen ya da paralel giden her türlü elektrik hattının enerjisinin kestirileceğini, çalışmanın her türlü güvenlik tedbiri alındıktan sonra başlatılacağını, şantiye şefinin gözetimine tel çekme ve sehim alma işlemlerinin tel çekme makinası ya da hattın kesitine göre traktör dozer vb araçlarla yapılabileceğini belirttiği, sonuçta işverenin işçileri yapacakları işe göre eğitmemesi, çalışma esnasında 154kW’lık hattın enerjisini kestirmemesi ve yeterli … sağlığı ve güvenliği tedbirlerini almaması nedeniyle kusurlu, şantiye şefinin ekip şefi ile birlikte çalışma mahallini gezip planlamadığından, projenin gerçek duruma uygunluğunu kontrol etmediğinden, yerinde yapılacak çalışmayı olası risklere karşı çalışanları uyarmadığından, diğer hattın elektriğini kestirmediğinden ve işin başında bulunmadığından kusurlu olduğu, ekip şefinin ekip elemanlarını diğer hat enerjili durumdayken çalıştırdığından, gerekli tedbirleri almadığından, sehim alma sırasında muhtelif noktalara gözlemci koyarak çalıştıkları 31,5 kW’lık hattın 154 kW’lık hatta yaklaşıp yaklaşmadığını kontrol etmediğinden kusurlu olduğunun belirtildiği,
Yargılama sırasında alınan 13.02.2015 tarihli bilirkişi heyet raporunda, işveren firma şantiye şefi …’ın asli kusurlu, sanık …’un taşeron sorumlusu olduğu kabul edilerek sözleşmenin işçi sağlığı ve işçi güvenliği başlıklı 9. maddesine atıfla asli kusurlu olduğu, işveren sanık …’in ise kusursuz olduğunun belirlendiği olayda,
… şirketinin yetkilisi sanık … ve … şirketi şantiye şefi …’ın, hidroelektrik santralinin … köyünden … indirici merkezine kadar olan iletken nakil hattı yapım işini taşeron olarak üstlendiklerini, daha sonra bu işi yapması için alt taşeron olarak Marberk isimli firmaya verdiklerini bu şirketin direkleri kurduğunu bir kısım hattı çektiğini ancak aralarındaki anlaşmazlık nedeniyle olaydan bir gün önce sözleşmenin fesih edilip olay günü işçilerin … firması adına sigortalatıldığını, işin götürü usulü sanık …’a verildiğini, plana göre o gün çalışma yapılmaması gerektiğini, …’un kendi inisiyatifiyle işçileri alarak çalışmaya başladıklarını beyan ettikleri, dosya arasında … firması ile sanık … arasında olay tarihi olan 19.10.2012 tarihli taşeron sözleşmesi bulunduğu görülmekle,
1- Sanıklar … ve …’in mahkumiyetlerine yönelik sanıklar müdafilerinin ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Mahkemece, kaza günü olan 19/10/2012 tarihinde SGK kaydından ve sanıkların savunmalarından anlaşılacağı üzere, ölen ve sanık …’a sanık …’in şirketinde çalıştığından bahisle sigorta kaydının yapıldığı, dinlenen tanık beyanlarından anlaşılacağı üzere sanık …’ un olay günü ölen ve diğer işçilerle çalıştığı, sanık … ile … arasında düzenlenen 19/10/2012 tarihli sözleşmenin kazanın gerçekleştiği tarihten önce veya kazanın akabinde düzenlenmiş olabileceği, kaza tarihi ile taşeronluk sözleşmesi tarihinin aynı gün olduğu, hayatın olağan akışı içerisinde toplamda 59.000TL‘ ye anlaşılan … için ayrıca sigorta yapılmasının, ücret verilmesinin mümkün olmadığı gibi sanık … ve İbrahim arasında düzenlenen taşeronluk sözleşmesinin 7. maddesinde işçilik ücretlerinin taşerona ait olduğu, 8. maddesinde ise taşeronun personelinden bahsedildiği, ancak sanık … ve ölenin İbrahim‘e ait şirkette olay tarihinde ( sözleşmenin düzenlendiği tarihte) sigortalı görünmesi sebebiyle aralarında düzenlenen taşeronluk sözleşmesine itibar edilmeyerek, sanık …’in işveren olarak işçilere çalışmaları konusunda gerekli eğitim ve teçhizatı vermediği, işçilerin yapılacak … için gerekli bilgi veya tecrübeye sahip olup olmadığını değerlendirmediği, riskli bir … yapılırken elektrik nakil hattından elektrik kesintisini sağlatmadığı, bu şekilde asli kusurlu olduğu, sanık …’ın çalışma saatlerinde … güvenliği önlemlerinin alınıp alınmadığını tespit etmek üzere olay yerinde bulunması, güvenli şekilde çalışmanın sağlanması, gerekirse elektrik kesilmediğinden çalıştırmaması gerektiğinden asli kusurlu olduklarının kabulu ile mahkumiyetlerine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … müdafinin, sanığın kusursuz olduğuna, delillerin hatalı değerlendirildiğine, adli para cezasının 30TL üzerinden paraya çevrilmesine, sanık … müdafinin sanığın kusursuz olduğuna yönelik, süre tutum dilekçesi vererek kararı temyiz eden katılan vekilinin ceza miktarına, cezanın paraya çevrilmesine yönelik temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Katılan … vekilinin yargılama sırasında vekillik görevinden istifa ettiği halde karar tarihinde bir vekil ile temsil edilmeyen katılan … lehine, sanıklar aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün vekalet ücretine ilişkin (5) nolu bendinden “…” ibaresinin çıkarılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA
2- Sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafinin ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya ve incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak,
Mahkemece sanık …’un işçilerin ekip başında bulunması, işçileri kendisinin temin etmesi, işçilerin …’ un talimatı ile hareket etmeleri ve işçiler üzerinde otoritesinin dolayısı ile işçiler üzerinde manevi bir gücünün olması sebebiyle enerji nakil hattında elektriklerin kesik olup olmadığını tespit etmeden veya hattaki elektriği kestirmeden işçileri çalıştırarak asli kusurlu olduğundan bahisle mahkumiyetine karar verilmiş ise de,
Sanık … ve diğer işçi tanıkların beyanlarında 16 gündür … firması adına çalıştıklarını beyan ettikleri, sanık …’un diğer işçilerin kimliklerini toplayarak sigorta işlemi yapması için sanık …’e verdiğini, …’in akşamları telefon açarak kendisine işin durumunu sorduğuna dair beyanlarının sanığın ekip başı olduğuna dair mahkumiyetine yeterli bir delil olmadığı, sanığa atfedilen, ekip elemanlarını diğer hat enerjili durumdayken çalıştırması, gerekli tedbirleri almaması, sehim alma sırasında muhtelif noktalara gözlemci koyarak çalıştıkları hattın 154kW’lık hatta yaklaşıp yaklaşmadığını kontrol etmemesi şeklindeki kusurun, mesleği kollukta çiftçi olarak ifade tutanağına geçen sanığa yüklenemeyeceği, işin yapılması sırasında işveren ve şantiye şefi olan diğer sanıklar tarafından böyle bir organizasyon ve denetim mekanizması kurulmadığı, işin yapılması sırasında bu konularda eğitim almış işçi çalıştırılmadığı anlaşıldığından, meydana gelen olayda kusuru olmayan sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA; 28.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.