Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2006/6295 E. 2006/9422 K. 19.09.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6295
KARAR NO : 2006/9422
KARAR TARİHİ : 19.09.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 22.12.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali, tescil ve alacak olmadığı takdirde tazminat istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair verilen 03.03.2006 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 19.09.2006 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı … ve vekili Av. … geldiler. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, davalılar arasındaki 25.06.1999 günlü biçimine uygun düzenlenen arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca yükleniciye bırakılması kararlaştırılan 11 ve 12 numaralı dükkan niteliğindeki bağımsız bölümlerin 05.02.2001 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile satın alınması nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde satış bedelinin ödemelerin yapıldığı tarihten geçerli ticari temerrüt faizi ile tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, mülkiyet hakkına ilişkin istem reddedilmiş, satış bedeli olarak ödendiği kanıtlanan 16.700.00.YTL.’nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı yüklenici …’ten tahsiline karar verilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.
Tüm dosya kapsamından davalı yüklenici …’un eserin meydana getirilme aşamasında işi terk ettiği, davalı arsa sahiplerinin ihtarına rağmen sözleşmedeki edimlerini yerine getirmediği, bundan sonra inşaatın arsa
sahipleri tarafından tamamlandığı, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporuna görede eserde önemli sayılacak eksikliklerin bulunduğunun saptandığı anlaşılmaktadır. Bu hali ile yüklenici, sözleşmedeki edimlerini yerine getirmediğinden halefi durumundaki davacıda arsa sahiplerinden bir bakıma sözleşmenin bedeli olan mülkiyet devrini isteyemez. Davacının mülkiyeti aktarımı istemi ile açtığı davanın reddedilmesinde açıklanan nedenlerle bir isabetsizlik yoktur. Diğer yandan davada alacak istemine ödemelerin yapıldığı tarihten geçerli temerrüt faizi yürütülmesi istenmiştir. Kanuni faiz ve temerrüt faizine ilişkin 3095 Sayılı Yasa uyarınca temerrüt faizi aksine sözleşme olmadıkça alacağa uygulanacak yasal faizdir. Mahkemece hüküm altına alınan alacağa hükmün infazı arasında İcra Dairesince hesaplanacak yasal faiz yürütülmüş olmasıda bu sebeple doğrudur. Bunlardan ayrı Borçlar Kanunun 101.maddesi uyarınca muaccel bir borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Somut uyuşmazlıkta taraflarca dava gününden önce borçluya ihtarname gönderilerek temerrüde düşürüldüğü iddia ve ispat edilmediğinden faiz başlangıç tarihi olarak dava tarihinin belirlenmeside yerindedir.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 19.09.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.