Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/4758 E. 2022/14088 K. 28.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4758
KARAR NO : 2022/14088
KARAR TARİHİ : 28.12.2022

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

İzmir 4. Sulh Ceza Mahkemesinin, 20.12.2006 tarihli ve 2006/911 Esas, 2006/988 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 nci maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ayrıca 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına ilişkin kararın kesinleşmesinden sonra Karşıyaka Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce infazın tamamlandığının bildirilmesi üzerine, İzmir (Kapatılan) 4.Sulh Ceza Mahkemesinin 14.10.2020 tarihli ve 2006/911 Esas, 2006/988 Karar sayılı ek kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 191 nci maddesinin beşinci fıkrası gereğince kamu davasının düşmesine ilişkin hükmün istinaf edilmeksizin 23.10.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 03.02.2022 tarihli ve 2021/25625 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.03.2022 tarihli ve KYB-2022/19010 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.03.2022 tarihli ve KYB-2022/19010 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik kararına uyduğu programı tamamladığı ve 1 yıllık denetim süresini de 21/03/2008 tarihinde tamamladığından bahisle, kamu davasının düşürülmesine karar verilmiş ise de, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince cezaya hükmedildikten sonra denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesine karar verilen sanık hakkında 191 inci maddesinin 7. fıkrası gereğince , sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması halinde mahkûm olduğu cezanın infaz edilmiş sayılacağı ve Cumhuriyet savcılığınca sadece yerine getirme fişi tanzim edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1. Dosya kapsamına göre, İzmir Kriminal Polis Laboratuvarının 11/08/2006 tarihli ve 2006/3674 sayılı ekspertiz raporunda; suç tarihinde sanığın üzerinde ele geçirilen iki adet tabletin kasılmayı önleyici (antikonvülsan) ve antiepileptik etkiye sahip, kötüye kullanımı halinde alışkanlık ve bağımlılığa yol açabilen “clonazepam” aktif maddesini ihtiva eden ve eczanelerde yeşil reçete ile satılan “…” adlı ilaç olduğu, aktif maddesi itibariyle 2313 sayılı Kanun’un kapsamı dışında kaldığının belirtildiği, “clonazepam” aktif maddesinin TCK’nın 188.maddesinin 6. fıkrasında öngörülen suç saklı kalmak üzere “kullanmak amacı ile bulundurulmasının” suç oluşturmayacağı ve sanığın uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle de saptanamadığı gözetilmeden, sanığın unsurları oluşmayan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan beraati yerine mahkûmiyetine karar verildiği, bu hususun mahkemenin takdiri ve delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmesi durumunu aşan mutlak hukuka aykırılık niteliğinde olduğu, bu nedenle İzmir 4. Sulh Ceza Mahkemesinin, 20.12.2006 tarihli ve 2006/911 Esas, 2006/988 Karar sayılı kararının da hukuka aykırı olduğu anlaşılmıştır.
2. İzmir 4.Sulh Ceza Mahkemesinin, 20.12.2006 tarihli ve 2006/911 Esas, 2006/988 Karar sayılı asıl kararına karşı belirlenen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden İzmir 4.Sulh Ceza Mahkemesinin, 20.12.2006 tarihli ve 2006/911 Esas, 2006/988 Karar sayılı asıl kararına karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,Oy birliğiyle, 28.12.2022 tarihinde karar verildi.