YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/12799
KARAR NO : 2007/15568
KARAR TARİHİ : 06.12.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.4.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.5.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Tapulama sırasında 5393 metrekare yüzölçümündeki 131 ada 20 parsel sayılı taşınmaz belgesiz kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği nedenine dayanılarak … adına tahdit ve tespit olunmuştur. Davalı … taşınmazı 5.5.2003 tarihinde satın alarak malik olmuştur.
Davacı köy tüzel kişiliği, 131 ada 20 parselin doğusundaki bir bölüm kısmı köy tüzel kişiliğine ait olduğunu, bu kısma ait davalı tapusunun iptali ile köy adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi krokisinde B harfi ile işaretlenen 544.77 metrekare yüzölçümündeki kısmın mera olması nedeniyle davalı tapusundan iptali ile mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiştir.
Hükmü davalı temyiz etmiştir.
Gerçekten, meralar hayvanların otlatılması ve otundan yararlanılması için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yerler olup, devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Özel mülkiyete konu teşkil etmeyeceğinden zaman aşımı zilyetliği yoluyla da kazanılamaz.
Somut olaya gelince; dava konusu 131 ada 20 parsel Giresun, Çamoluk ilçesi Hürriyet mahallesinde bulunmaktadır. Davacı köy bu taşınmazın mera olduğunu iddia etmemiş, köy tüzel kişiliğine ait bir yer olması nedeniyle tapu kaydının kısmen iptal ve köy adına tesciline karar verilmesini dava etmiştir. Az önce söylendiği üzere davanın kabul edildiği taşınmaz bölümü 544.77 metrekareden ibarettir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununu 74. maddesi hükmünce ayrık durumlar hariç hakim her iki tarafın iddia ve müdafalarıyla bağlıdır. 75. madde hükmü gereğince de yine ayrık durumlar hariç hakim, iki taraftan birine söylemediği şeyi veya iddia sebeplerini resen nazara dikkate alamayacağı gibi onlara hatırlatabilecek davranışlarda da bulunamaz. Görülüyor ki; davacının dava dilekçesinde çekişmeli taşınmazın mera olduğu iddiası yoktur. Esasen ilçe merkezinde ve merkeze bağlı mahalle içerisinde 544 metrekareden ibaret bir yerin mera olduğunu düşünmek hukuk mantığına uygun düşmez.
Mahkemece, bütün bu açıklamalara göre davanın reddi yerine takdiri delil olan tanık sözleri ve bilirkişi raporuna bakılarak istem hüküm altına alındığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın iadesine, 06.12.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.