Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/5227 E. 2022/11780 K. 09.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5227
KARAR NO : 2022/11780
KARAR TARİHİ : 09.11.2022

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı ile alacaklılardan … ve … tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Asıl ve birleşen davanın davacısı üçüncü kişi, hacizlere konu pirincin davacı üçüncü kişiye ait olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile hacizlerin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Asıl dosyada davalı alacaklı …Temlik alan … Varlık Yönetim AŞ), borçlu ile 3. kişi şirketin ortak ve yetkililerinin yakın akraba olduklarını, konişmentonun arkasında borçlu şirket ismi yazılı iken, üzeri çizilerek 3.kişi şirket isminin yazıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Birleşen dosya davalısı alacaklı … Kredi Factoring AŞ, borçlu ile 3.kişi arasında muvazaalı işlemler yapıldığını belirterek davanın reddini isteniştir.
Mahkemece yapılan ilk yargılama sonucunda, davanın kabulüne ilişkin verilen karar, davalı alacaklı … Kredi Bankası A.Ş., birleşen dosya davalısı alacaklı … Kredi Factoring A.Ş. ile tazminat ve vekalet ücreti yönünden ise davacı 3.kişi tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 16.06.2015 tarih ve 2015/3372 Esas , 2015/13289 Karar sayılı ilamı ile ” birleşen dosyada tebliğe rağmen süresinde temyiz karar harcı tamamlanmadığı anlaşıldığından alacaklı … Kredi Factoring A.Ş.‘nin temyiz dilekçesinin reddine, asıl dosyada davalı alacaklı … Kredi Bankası A.Ş.’nin temyiz itirazlarının kabulü ile dava konusu pirinç ile ilgili konişmentoda … Pvt. Ltd. firması tarafından üçüncü kişiye yapılan ciroya dayalı ticari ilişkinin gerçek olup olmadığının, ödeme, vb. hususlara da bakılarak, iki şirketin ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak karar verilmesi, ” gerekçesi ile kararın bozulmasına, bozma nedeni ve şekline göre davacı 3.kişinin vekalet ücreti ve tazminata ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak, konişmentoların yükletenin emrine düzenlenmiş olduğu ve konşimento muhteviyatı pirinç emtiasının malikininin … ./… firması olduğunun kabulü gerektiği, konişmentoların, … Acentesi tarafından, ciro edilmesiyle, dava konusu pirinç emtiasının, mülkiyete dayalı, tasarruf hakkı davacı şirkete geçtiği, … Pvt. Ltd./… firması tarafından, emre (too örder) muharrir olarak Mersin Limanına gönderilen ve dava konusu olan pirinç emtiası üzerinde, borçlu sirketin asli veya feri zilyetlik hakkı doğmadığı gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı alacaklı … Varlık Yönetim AŞ, birleşen dosya davalısı alacaklı … Kredi Factoring AŞ ile tazminat yönünden, davacı 3.kişi tarafından ise vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
1- Birleşen dosyada davalı alacaklı … Kredi Faktöring A.Ş.‘nin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK)
Somut olayda, uyulan bozma ilamında HUMK’nun 434/3. maddesi gereğince nispi temyiz karar harcının yedi günlük kesin sürede yatırılması konusunda davalı alacaklıya muhtıra çıkarılmış olup tebliğe rağmen süresinde harcın tamamlanmadığı anlaşıldığından temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş olmakla davalı alacaklı … Kredi Factoring A.Ş. açısından karar kesinleştiğinden, davalı alacaklı … Kredi Factoring A.Ş. nin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2- Asıl dosyada davalı alacaklı … Kredi Bankası A.Ş.(Temlik alan … Varlık Yönetim AŞ)’nin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Karar temyiz eden alacaklı … Varlık Yönetim AŞ. vekiline 28.12.2021 tarihinde tefhim edildiği, temyiz dilekçesinin yasal süre geçtikten sonra 20.1.2022 tarihinde verilerek kaydedildiği anlaşıldığından, temyiz dilekçesinin süre aşımı nedeni ile REDDİNE,
3-Davacı üçüncü kişinin vekalet ve temyiz itirazlarına gelince,
Üçüncü kişi yararına tazminata hükmolunması için, üçüncü kişinin davasının kabulü yanında, istihkak iddiasına karşı itiraz eden alacaklının kötüniyetinin gerçekleşmesi zorunludur. Buradaki kötü niyetten maksat haciz sırasında mahcuzun davacıya ait olduğunun, alacaklı tarafından bilindiği halde, kötü niyetli olarak haczin tatbikinin talep edilmesidir. Alacaklı, üçüncü kişi ile borçlu arasındaki işlemlere yabancı olduğundan istihkak iddiasına itiraz etmesi, tek başına alacaklının kötü niyetli olduğunu göstermez. Somut olayda, alacaklının kötüniyeti kanıtlanmadığından İİK’nun 97/15. maddesinde aranan yasal şartların oluşmaması nedeni ile davalı alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmemesi doğru olduğundan davacı 3.kişinin tazminata ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Öte yandan, HMK’nın 166. maddesine göre, ayrı ayrı açılmış davaların aralarında bağlantı bulunmaları koşulu ile birleştirilerek bakılabilmeleri mümkündür. Ancak, birleştirme kararı, taraflar arasındaki uyuşmazlığı esastan çözümleyen bir karar değildir. Bu karar, sadece birleştirilen davaların tahkikat safhalarının müşterek cereyan etmesi sonucunu doğurmaktadır. Diğer bir anlatımla, asıl ve birleşen davalar birbirinden bağımsız, müstakil davalardır. Bu nedenle, asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı karara bağlanması ile vekalet ücretinin AAÜT. sinin 8. maddesi de dikkate alınarak ayrı ayrı tayin edilmesi gerekmektedir.
Bunun yanında, Davanın esasına yönelik karar verildiğine göre, karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hacizli malların değeri ile alacak miktarından hangisi az ise onun üzerinden hesaplanacak nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, asıl ve birleşen davalar bakımından ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde tek vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektinrmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Davacı 3. kişi vekilinin (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile;
Mahkeme kararının hüküm fıkrasının 5 numaralı bendinin hükümden çıkartılarak, yerine;
“5-Asıl davada davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT. si uyarınca hesaplanan 25.880,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalı … (Temlik alan … Varlık Yönetim AŞ)’den alınarak davacıya verilmesine,
Birleşen davada davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT. si uyarınca hesaplanan 25.880,00TL nisbi vekalet ücretinin davalı … Faktoring AŞ’den alınarak davacıya verilmesine,” bendinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 09.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.