YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7782
KARAR NO : 2008/10229
KARAR TARİHİ : 15.10.2008
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL,TAZMİNAT
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Davacılar, miras bırakan babaları … …’nın ilk eşinden olduklarını, miras bırakanın ikinci eşinden mal kaçırmak amacıyla dava konusu 18 adet taşınmazdaki paylarını ileride kendilerine aktarmak üzere muvazaalı olarak davalıların miras bırakanı … …’ya devrettiğini ileri sürerek, payları oranında iptal-tescil istemişler; aşamada verdikleri ıslah dilekçesi ile de, sonradan 3.kişilere satılan bir kısım taşınmazlar hakkındaki isteklerini tazminata dönüştürmüşlerdir.
Davaya müdahil sıfatıyla katılan miras bırakan … …’nın 2.eşinin ilk eşinden olma çocukları da payları oranında iptal-tescil ve tazminat isteğinde bulunmuşlardır.
Davalılar, bir kısım taşınmazlar yönünden iddiayı kabul etmişler, diğerleri üzerinde ise davacıların miras bırakanının bir hakkı kalmadığını savunmuşlardır.
Mahkemece, bir kısım taşınmazlar üzerinde davacıların hakkı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, taraflarca süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, tapu iptali-tescil ve tazminat isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davacıların miras bırakanı … …’nın çekişmeli taşınmazlarını davalıların miras bırakanı … …’ya 30.1.1985 tarihinde satış yoluyla temlik ettiği görülmektedir.
Davacılar, miras bırakanın ikinci eşinden mal kaçırmak ve ileride kendilerine iade edilmek üzere taşınmazlarını emaneten davalıların miras bırakanına aktardığını ileri sürerek halef sıfatıyla tereke adına talepte bulunduklarına ve davalıların miras bırakanının terekesi aleyhine eldeki davayı açtıklarına göre, her iki taraf yönünden de elbirliği halinde mülkiyetin söz konusu olduğu açıktır.
Bilindiği üzere, elbirliği (iştirak) halinde mülkiyet, yasa veya yasada belirtilen sözleşmeler uyarınca aralarında ortaklık bağı bulunan kişilerin, bu ortaklık nedeniyle bir mala veya hakka birlikte malik olma durumudur. M.K.nun 701-703 maddelerinde düzenlenen bu tür mülkiyetin ( ortaklığın ) tüzel kişiliği olmadığı gibi eşya üzerinde ortaklardan her birinin doğrudan doğruya bir hakkı da yoktur. Mülkiyet bir bütün olarak ortaklardan tümüne aittir. Başka bir anlatımla ortaklık tasfiye oluncaya kadar ortaklardan birinin ayrı mal veya hak sahipliği bulunmayıp, hak sahibi ortaklıktır. Değinilen mülkiyet türünde malikler mülkiyet payları ayrılmadığından paydaş değil, ortaktır. Bu kural, M.K.nun 701 maddesinde (… Kanun ve kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti, elbirliği mülkiyetidir.Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı, ortaklığa giren malların tamamına yaygındır.) biçiminde açıklanmıştır. Elbirliği (İştirak) halinde mülkiyetin bu özelliği itibariyle ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Şayet yasa veya elbirliği (iştirak) halinde mülkiyeti oluşturan anlaşmada ortaklık adına hareket etme yetkisinin kime ait olacağı belirtilmemişse, ortaklığın tasfiyesini isteme hakkı dışındaki tüm işlemlerde ortakların (iştirakçilerin) oybirliği ile karar almaları ve birlikte hareket etmeleri zorunluluğu vardır. M.K.nun 702/2. maddesi bu yönde açık hüküm getirmiştir.
Somut olayda, gerek davacı gerekse davalı tarafta dava dışı mirasçıların bulunduğu veraset ilamlarıyla sabittir.
Hal böyle olunca, davacı taraf yönünden miras bırakan … …’nın davaya katılmayan mirasçısı …’ın olurunun alınması yada miras şirketine M.K.nun 640. maddesi uyarınca atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülmesi, davalı taraf yönünden de miras bırakan … …’nın dava dışı mirasçısı …’in davada yer almasının sağlanması ve ondan sonra işin esasının değerlendirilmesi gerekirken, davanın görülebilirlik koşulu gözardı edilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Tarafların temyiz itirazları açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulüyle, hükmün HUMK.’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 15.10.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.