YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20940
KARAR NO : 2022/16500
KARAR TARİHİ : 21.11.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 1163 sayılı Yasaya muhalefet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra … Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1- S.S. … Konut … Kooperatifinin 2013 hesap yılına ilişkin olarak 01 Ocak-30 Haziran 2014 tarihleri arasında olağan genel kurul toplantısını gerçekleştirmek üzere toplantı çağrısı yapılmadığından bahisle açılan kamu davasında; sanığın suç tarihinden önce 17/…/2013 tarihinde istifa ettiğini beyan etmesi karşısında, istifasına ilişkin belgelerinin onaylı suretleri temin edilip öncelikle kooperatife tebliğ edilip edilmediği ve işleme konulup konulmadığı araştırılarak, kooperatif yönetim kurulunun sanığın istifasının kabulüne karar verdiğinin anlaşılması karşısında ise, her ne kadar yapılan araştırmalarda istifa eden sanık yerine yeni yönetim kurulu üyesinin seçilmediğinin tespit edilmesi üzerine, yeni üyeler seçilip görevlerine başlayana kadar sanıkların sorumluluklarının devam ettiğinden bahisle mahkumiyetine karar verilmiş ise de, sanığın yönetim kurulu üyeliğine seçildiği 11/07/2011 tarihli toplantıda aynı zamanda yönetim kurulu yedek üyeliklerine de yeteri kadar seçim yapıldığı, istifa eden yönetim kurulu üyelerinin yerlerine yedek üyelerin çağrılması suretiyle yönetim kurulunun faaliyetlerinin sürdürülmesi gerektiği, istifa etmekle yönetim kurulu üyeliği sona … sanığın bu tarihten sonra genel kurulu toplantıya çağırma yetki ve sorumluluğu olmadığı gözetilerek atılı suçtan beraati yerine, yerlerine yeni üyeler seçilene kadar sorumluluklarının devam ettiği şeklindeki hukuka uygun görülmeyen gerekçeyle mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre ise;
1-02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 12. maddesi ile TCK’nun 75. maddesinde yapılan değişiklik sonucu 1163 sayılı Kanunun Ek 2/2. maddesinde öngörülen suçun önödeme kapsamına alınması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
2- 7188 sayılı Kanunla değişik 5271 sayılı CMK’nun 251/1. maddesi ile; sadece adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda “basit yargılama usulü”nün uygulanması mümkün hale getirilmiş, aynı Kanunla Ceza Muhakemeleri Kanunu’na eklenen Geçici 5/(1)-d maddesinde ise; 01/01/2020 tarihi itibarıyla “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş…” dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulünün uygulanmayacağı düzenlenmiş ise de,
Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas 2021/4 Karar sayılı ve 25…..2020 tarihli, 2020/16 E. 2020/33 K. sayılı kararları ile yukarıda anılan geçici 5/1-d maddesinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibarelerinin, aynı bentte yer alan “Basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi karşısında, mahkemece sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikteki “basit yargılama usulünün” uygulanma şartları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi mecburiyeti,
3- Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin ”01.07.2014” yerine ”2013” olarak hatalı gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık … müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca, isteme kısmen uygun olarak, BOZULMASINA, bozma nedeninin hakkında mahkumiyet hükmü kesinleşen sanık …’ya sirayet ettirilmesine, 21/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.